Ege Bölgesi’nin yüzde 16,5 oranıyla toplumumuzda en yaşlı nüfusa sahip bölge olduğunu belirten Melahat Kızıl, İzmirin emekliler tarafından tercih edildiğine, kentte beş huzur ve bakım evi bulunduğuna, öte yandan bu alanların sayıların yetersiz kaldığına dikkat çekti. Türk toplumunun giderek çekirdek aile yapısına büründüğünü söyleyen Kızıl, sözlerini şöyle sürdürdü:
Toplumumuz, aile içini fazla dışarıya yansıtan bir toplum değil. Bu nedenle şanslıyız. Hem çocuklarını hem de yaşlılarını kolluyor. Çocuklar genelde anne babalarına bakıyor. Ancak gelişen hayat şartlarında yurt dışında yaşayan başka kentlere göç eden çocuklar, ailelerine bakamayacaklar. Bu nedenle anne babalar sahipsiz kalıyor. Yaşlıların çekirdek aile yapısında yeri kalmıyor. Bu noktada yaşlı bakım programlarının önemi ortaya çıkıyor.
Yaşlı nüfusun toplumsal yaşamdan ayrılmaması gerektiğine, bugün 65 yaşını yaşayan iki kişiden birisinde depresyon görüldüğüne değinen Melahat Kızıl, bu kişilerin aktif yaşamda yer almalarının bakıma muhtaç olma risklerini azalttığını söyledi. Toplumlarda 65 yaş ve üstü bireylerin yaşlı olarak kabul edildiğini, Türkiyede 6 milyonu aşkın yaşlı nüfusun bulunduğunu belirten Kızıl, yaşlılıkla birlikte kişilerde görülen hastalıkların arttığını kaydetti.

Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.