Kadınlar Cinsiyet Eşitliği Sempozyumu

Türkiye’nin tüm illerinden kadınlar ‘Kadının Doğurganlık Hakları’nı kadın penceresinden anlatmak için 2.Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sempozyumu’nda buluştu. Konak Belediyesi ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu’nun düzenlediği sempozyuma akademisyenler, kadın dernekleri temsilcileri ve Konak Belediyesi semt merkezleri kursiyerleri katıldı.

Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde mini konser ve resim sergisiyle başlayan sempozyumun açılışında konuşan Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan kadınların bir araya gelerek seslerini duyurmalarının önemini vurguladı. Kadın Hakları Koruma Derneği’nin ilk erkek üyesi olmaktan gurur duyduğunu söyleyen Tartan şöyle konuştu:

“Ulu önder Atatürk bundan seksen yıl önce ‘Bizim toplumumuzun başarı gösterememesinin sebebi kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlik ve kusurdan doğmaktadır’ dedi. Cumhuriyetimizin 100.yılına yaklaşırken hala kadının yerini, özgürlüğünü, haklarını tartışıyoruz. Bu büyük bir sancı ve bu sancı yüzünden çağdaş ülke hayalini gerçekleştiremiyoruz. Unutan, unutturan, yaşadıklarını perde arkasına atan bir toplumla karşı karşıya kalıyoruz. Kadını güçlendirmediğimiz, geliştirmediğimiz, üretkenlik, sevgi ve saygı ekseninde dayanışma rüzgarına katmadığımız sürece sıkıntı yaşarız. Bu yüzden kadının sesini böyle toplantılarda duyurması çok önemli.”

Avrupa Soroptimist Kulüpleri eski Başkanı Ayla Selçuk, kadın haklarının Türkiye Cumhuriyeti’nde tüm dünyadan önce kazanılmış olduğunu hatırlattı ve “Hala başlık parası, çocuk gelin, şiddet, anne çocuk ölümlerinden bahsediyor olmak çok acı. Önce üst düzeyde halka hitap edenlerin eylem ve söylemlerini değiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Sempozyumda yarışmalı resim sergisinin de ödülleri verildi. Ödül töreninin ardından Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Demet Gürüz’ün yönettiği ilk oturumda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç, son on yıllık sürece değindi. Tüm olumsuzluklara rağmen umutlu olduğunu söyleyen Onanç, şxu görüşleri dile getirdi:

“Son on yılda kadının iş gücüne katılımı, sosyal hayatta yer alması anlamında bir arpa boyu yol alamadık. Ancak aile yapısı ve onun içindeki kadın mutlaka korunmalı. Toplumda da aile yapısını korumaya yönelik bir talep var. Yapılan araştırmalar toplumun daha fazla eşitlik, özgürlük ve dayanışma istediğini gösteriyor. Bu talep toplumu her kesiminde var ve bu özgürlük, eşitlik, dayanışma isteği toplum adına bir umut yaratıyor”

Related Images:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın