İzmir’den Aleksandrov Rus Kızıl Ordu Korosu geçti

METİN ÖZER – 28 Haziran 2026 akşamı Bornova Aşık Veysel Açıkhava Tiyatrosu’nda Aleksandrov Rus Kızıl Ordu Korosu ve Hayko Cepkin konserini izledik. Tiyatro, sanatın ve müziğin birleştirici etkisiyle tamamına yakın doluydu. 

Müzik, çeşitli mesajları kitlelere iletmek için kullanılan bir araç olmuştur. Özellikle savaş dönemlerinde müzik yandaşların cesaretini düzeltirken, karşı tarafın cesaretini kırmak için kullanılmıştır. 

Osmanlı Ordusunun Mehter Marşları ve orduyla birlikte hareket eden atlara veya develere yüklenmiş ağır davulları (kös) ordunun gücünü yansıtırdı. İngiliz Ordusu’nun gaydalı askerleri, Nazilerin, İtalyan faşistlerin, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve Çin komünistlerinin marşları aynı amaca hizmet etti. 

Müzik genellikle bir eğlence etkinliği olarak görüldüğünden, diğer propaganda teknikleri kadar tehdit edici olarak kabul edilmez. Mesajlar genellikle fark edilmeden gizlice iletilir. 

Alexandrov Kızıl Ordu Topluluğu, profesyonel müzisyenlerden oluşan askeri bir birliktir. Sadece müzisyen değildirler. Askeri eğitim alırlar, yemin ederler ve silah kullanmayı öğrenirler. Topluluk, 1928 yılında Kızıl Ordu Frunze Merkez Evi Kızıl Ordu Şarkı Topluluğu adıyla kurulmuştu.

Bu büyük askeri sanatlar topluluğu 12 üyeyle faaliyete başlamıştı. Grupta o yıllarda sekiz şarkıcı, iki dansçı, bir akordeoncu ve bir anlatıcı vardı. Zamanla bir koro, orkestra ve dans grubu oluşturuldu. Bugün aralarında askerler ve sivil sanatçılar vardır. 

Topluluk, dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilmektedir. İkinci Dünya Savaşı sırasında askerlerin moralini yükseltme görevi yapmışlardır. Kahramanlık marşlarını ve kilisenin sesini halk müziğinin ezgileriyle birleştirirken, halk çalgıları ve dansları da gösteride yer almaktadır. 

Sovyet Ordusu’nun sembollerinden birinin yaratıcısı Moskova Konservatuvarı’nda profesör olan Alexander Alexandrov’du. SSCB halk sanatçısı, tümgeneral ve sanat doktoru olan Alexandrov, müzik kariyerine Kazan Katedrali’nde koro şarkıcısı olarak başlamıştı. Koro onun adıyla anılmaktadır.

Alexandrov Topluluğu, Kanada Parlamentosu’nda, Papa II. John Paul’ün doğum günü şerefine Vatikan’da, NATO karargâhında konserler vermişti. İngiliz Milli Marşı’nı ve Beyaz Saray’ın çimlerinde Başkan Bush ile dostluk temalı şarkıları seslendirmişlerdi. Topluluğun, dünyanın herhangi bir yerindeki konserlerinde ev sahibi ülkenin dilinde şarkı söyleme ve konsere o ülkenin milli marşıyla başlama geleneği vardır. 

Topluluk, 1937’de Paris’teki Dünya Fuarı’nda Büyük Ödül’e layık görülmüştür. 1961’de Paris’te gerçekleştirdikleri bir turne sırasında ünlü topluluk, henüz 15 yaşında olan ve gelecek vaat eden şarkıcı Mireille Mathieu ile birlikte sahne almıştı. O dönemdeki Paris gazeteleri, Kızıl Ordu Korosu’nun yeni bir Fransız yıldızı doğurduğunu yazmıştı.

25 Aralık 2016’da, Rus birlikleri için yılbaşı programı yapmak üzere Suriye’ye giderken bir Tu-154 uçağının düşmesi sonucu topluluktan 68 sanatçı hayatını kaybetmiş, topluluğun son bulacağı söylenmeye başlanmıştı. Fakat köklü bir müzik geleneği olan Ruslar bu topluluğu tekrar yarattılar. 

28 Haziran 2026 tarihindeki İzmir konseri de tüm izleyicilerinde coşkun katılımıyla ve söylenen İstiklal Marşı’yla başladı. Rus Milli Marşı’ndan sonra Hayko Cepkin, “Ceddin deden, neslin baban” diyerek mikrofonu alınca, yer yerinden oynadı. 130 kişilik topluluk gerçek profesyonel olduklarını her an belli ettiler. 

Fakat aksaklıklar da olmadı değil. Biletler tiyatronun fiziksel şartları göz önüne alınmadan satıldığından, bazı seyirciler önlerine denk gelen kalın aydınlatma direklerinin ardından sahneyi göremediler. Bir sunucu, bir yansı veya broşür olmadığı için eserlerin içeriği ve solo yapan müzisyenlerin kim olduğu anlaşılamadı. 

Perdenin üzerinde “Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu Orcestra ve Dans Topluluğu” yazısındaki orkestranın “Orcestra” olarak yazılması, ayrıca rüzgarla müzisyenlerin notalarının uçuşması da ilginç görüntülerdi. 

Gösteri İzmir Marşıyla son buldu. Sanatçıları ayakta alkışlayan seyirciler büyük bir coşkuyla alanı terk ederken, müziğe ve Rus halk danslarına doymuşlardı. 

Related Images: