***
Son günlerde fırsat buldukça, Kent-Yaşam yazarlarından, İzmirliler’in yakından tanıdığı Yaşar Ürük’ün “İzmir’i İzmir Yapan Adlar” adlı kitabını inceliyorum. Kısa bir süre önce İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı’ndan yayımlanan kitabın yaklaşık dokuz yıl süren sancılı yayımlanma sürecini Yaşar Ürük köşesinde ayrıntılı olarak aktarmıştı. (İzmir’de kitap yazmanın dayanılmaz sancısı)
Kitabın sayfalarını karıştırırken önce İzmir’de adını bildiğim, ama tarihini, öyküsünü bilmediğim yerleri araştırmıştım. Kimi maddelerin fotoğraflı oluşu kitaba ayrı bir zenginlik katmış.
Kendisini bilip, görüp de adını bilmediğimiz yapıları daha iyi öğreniyor insan. İzmir’e ilişkin sokakların, cadde, park, okul adlarının, ünlü kişilerin, dini, turistik, doğal alanların maddelendiği satırlar arasında dolaşırken yaşadığım kentin “çok kültürlü kent” tanımlamasıyla ne kadar örtüştüğünü bir kere daha gördüm.
A’dan Z’ye bir sözlük şeklinde tasarlanan kitabı elinizden kolay kolay bırakamıyorsunuz. Çok kültürlü oluşun her zaman zenginlik kattığına inandığım bu kentte yüzyıllardır yaşayan Rum, Ermeni ve Musevilere ilişkin okullar, mezarlıklar, hastaneler, mahalleler, bahçeler, köşkler ve iş yerlerinin çokluğunu görünce şaşırıyorsunuz.
Yabancılara ait yapıların çoğu 1922’deki yangında yok olsa da, yüzyıllar boyu İzmirli’yle birlikte yaşamış olan insanların kültürü kentin her yerinde iz bırakmış.
Kendi alanında bir ilk olan ve yayımıyla yıllardır beklenen “İzmir Ansiklopedisi”nin temelini attığı belirtilen bu değerli eseri kitaplıklarımıza kazandıran Yaşar Ürük’ün aklına, fikrine, eline sağlık.
Umarım bu değerli kaynak eseri, öncelikle tüm İzmir milletvekilleri edinir. Bu kentin tarihine ilişkin onlar da ciddi anlamda bilgi sahibi olurlar. Ve çok kültürlü bir kenti TBMM’de temsil ederken, bu aydınlık ve çağdaş kentin insanına yakışmayan açıklamalarıyla bizleri şaşırtmazlar.
Öte yandan yasal sürecin başladığı şu günlerde, yerel seçimlerde kenti yönetmeye talip olan aday adaylarına da bu kitabı incelemelerini öneriyorum. Kitap sayesinde yaşadıkları kentin meydanlarını, sokak adlarını, park ve bulvarlarını, tarihi yapılarını, kültürel yapılarını öğrenmiş olurlar. Bu sayede ayakları yere basan projeler de üretebilirler. Geçmişi bilerek, koruyarak bugüne, geleceğe ilişkin öngörülerde bulunabilirler…

Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.