SAADET ERCİYAS – Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli ahşap örneklerinden biri olarak bilinen, Ödemiş Birgi’deki Çakırağa Konağı’nda 17 Eylül Perşembe günü çok özel bir düğüne davetliydik. İzmir Valiliğinin ev sahipliğinde düzenlenen düğün ve defile, aslında geleneksel “Ödemiş Efeler Düğünü” belgeselinin bir parçasıydı. “Efeler Düğünü: Düğünümüz Var” etkinliğinde kültürel mirasımızın en kıymetli törenlerinden olan geleneksel Ödemiş düğününe tanıklık ettik.
Efeler Yolu Projesi
Konuk olduğumuz düğün ve defile, İzmir Valisi Süleyman Elban’ın uzun süredir bizzat üstlendiği ve çok önemsediği “Efeler Yolu” projesinin bir ayağı. Proje, 2023 yılında dünya genelindeki turizm destinasyonlarının sürdürülebilirlik alanındaki başarılı uygulamalarını ve yenilikçi projelerini tanıtan “En İyi 100 Yeşil Destinasyon Yarışması”nda da ödül almış. Efeler Yolu projesi, “efe-zeybek” temasını işleyen bir kültür rotası.
İzmir’in Bornova ilçesinden başlayan rota Nif Dağı, Bozdağlar, Kiraz’ın yaylaları ve Aydın Dağları üzerinden Efes-Selçuk’ta bulunan Meryem Ana’ya kadar uzanan 500 kilometrelik, çok etaplı ve işaretli bir yürüyüş yolu. Zaman zaman bu rotada yaptığı yürüyüşlerle de bilinen Vali Elban, projeyle Küçük Menderes Havzası’ndaki kırsal yerleşimlerin doğal güzelliklerini, tarihi değerlerini ve geleneklerini hem ülkemize hem de dünyaya tanıtmak istediğini dile getiriyor.
Tarihi konakta düğün var
İzmir’in sıcağına karşın Ödemiş’in bereketli bir yağmurla ıslandığı etkinlik öncesi, meslektaşlarımızla vardığımız tören alanında telaşlı bir koşuşturma vardı. Birbirinden güzel el işi kıyafetleri giyinmiş mankenler, kim bilir en son düğünü ne zaman görmüş Çakırağa Konağı’nın gıcırdayan merdivenlerinden süzülüyordu.
Konağı çok uzun zaman önce İzmir Gazeteciler Cemiyetinin düzenlediği bir geziyle ziyaret etmiştim. 1761 yılında Şerif Ali Ağa (Çakıroğlu Mehmet Bey) tarafından yaptırılan, Ege Bölgesi mimarisinin özgün örneklerinden biri olan konakta ağanın İzmirli ve İstanbullu iki eşi için yaptırdığı kalem işleriyle süslü odaların romantik hikayesi hepimizi çok etkilemişti.
Efeler Düğünü belgeseli çekimleri için hazırlanan gelin çeyizi sergisi İzmir Odası’ndaydı. Eşleri memleketlerine özlem çekmesin diye odalarının duvarına şehirlerin silüetini yaptıran Şerif Ali Ağa’nın İzmir Odası’nda yer alan sergide artık çeyiz sandıklarında pek de göremediğimiz birbirinden değerli el işleri, oyalar, mintanlar ve örtüler yer alıyordu. Odanın hemen girişinde ise düğün yemeği tepsisi hazırlanmıştı.
Zengin konağında düğün
İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İzmir Olgunlaşma Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen “Efeler Düğünü”nü izlemek üzere Ödemiş ve Birgi’den otobüslerle getirilen vatandaşlar içinde yaşı 80’e varmış çok sayıda kadın ve erkek de vardı. 265 yıl önce inşa edilmiş, romantik öyküsünü illaki duydukları bu zengin konağın bahçesine ilk defa girdiklerini söylüyor, hayranlıkla çevreyi izliyorlardı.
Başlarında namaz örtüleri, altlarında renkli çiçekli basma şalvarlarıyla gelen dört büyük hanımın yanına yaklaştım. Emina Dinga, Emine Bayır, Birgül Acar ve Nermin Dalalı çevredeki hareketliliği izlerken birbirleriyle fısıldaşarak gülüşüyorlardı. “Bu konağa gelin olmayı ister miydiniz?” diye sordum. Hepimizi güldüren bir yanıt verdi yaşı 80’e gelmiş Emina Hanım: “Biz artık kocadık kızım, her şey gençlikte. İstemez miyik? Elbette isterdik, bir elimiz yağda, bir elimiz balda olaydı… Kim istemez ki a çocuğum?..”
“Gençler böyle düğünlerle evlensin”
Konağın bahçesinde kalabalık bir davetli grubuyla gerçekleşen etkinliğin açılışında konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, sözlerine şöyle başladı: “Biz arzu ediyoruz ki sadece İzmir’de, Küçük Menderes Havzası’nda değil, tüm Türkiye’de gençlerimiz ‘Efeler Düğünü’yle evlensin, özümüze ve geleneklerimize uygun bir düğün yaparak bu kültürü yaşatsın.” Efeler Yolu Projesi’nin ve geleneksel Türk düğün kültürünün önemine değinen Vali Elban, işgal yıllarında Ege dağlarında başlatılan direniş ruhunu hatırlatarak sözlerini sürdürdü:
“İzmir’imiz düşman işgaline uğradığında atalarımız, dedelerimiz, efelerimiz ve kahramanlarımız bu işgale boyun eğmeyip direniş başlattı. İşgal altında geçen üç yılı aşkın sürede sıra dağlarda bu kahramanlarımız düşmana geçit vermedi ve Milli Mücadele’ye büyük destek sundu. Bizler de bu kahramanlarımızın yaşadığı Küçük Menderes Havzası’ndaki kırsal yerleşimlerin doğal güzelliklerini, tarihi değerlerini ve geleneklerini hem ülkemize hem de dünyaya tanıtmak için Efeler Yolu Projesi kapsamında çok farklı etkinlikler yapıyoruz. En son bu bölgede Efeler Düğünü’nü yaşatmaya karar verdik.”
Efeler Düğünü tescil ettirilecek
Bölgenin geleneksel “Efeler Düğünü”nü tescil ettireceklerini söyleyen Vali Süleyman Elban, “Kız istemesinden gelin almasına, kına gecesinden çeyiz sandığına ve düğün yemeğine kadar tüm süreci kapsayan bir geleneği yaşatıyoruz” dedi. Vali Elban, “Efeler Düğünü” projesinin Küçük Menderes Havzası’nın anılmasına ve kalkınmasına katkı sunmasını diledi.
Geleneksel kıyafetlerdeki emek
Birgi Çakırağa Konağı’ndaki defilede, İzmir Olgunlaşma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından “Efeler Düğünü” temasıyla tasarlanan birbirinden kıymetli 17 geleneksel kına giysisi ile gelinlikler ve Efe kıyafeti tanıtıldı. Sandıklardan ilham alınarak hazırlanan, Türk kültürünün simgesi gelinlikler ve kına gecesi kıyafetleri, Türk el sanatının özgün el işleriyle süslenmişti. Her biri göz kamaştıran kıyafetler büyük beğeni topladı. Defile sırasında geleneksel kına gecesi ritüeli özgün kıyafetler ve türkülerle canlandırıldı.
Gecenin sonuna doğru halk oyunları ekibinin zeybek gösterisi, insanın tüylerini diken diken eden zurna sesiyle tüm konukları yürekten etkiledi. İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu sanatçılarının eşliğinde sahneye çıkan Ece Baydur’un konseri de bir o kadar keyif verdi. Konserin ardından sürpriz bir şekilde sahne alan Türk halk müziğinin unutulmaz ismi Bedia Akartürk ise muhteşem sesiyle seslendirdiği iki türküyle geceye renk kattı.
Bu gelinlikler kaç lira?
Öncelikle belirtmeliyim ki defilede sergilenen ve hepimizin başını döndüren sandık kokulu gelinliklerdeki, kına kıyafetlerindeki işlemeler, renkler ve geleneksel el dokuması kumaşlarımız her türlü övgüye değerdi. Olgunlaşma Enstitüsü görevlilerinin de geceye kendi ürettikleri geleneksel giysiler ve takılarla katılması çok hoştu.
Geceden ayrılırken biri yakın zamanda dünyaevine giren, ikisi hâlâ bekar olan kadın gazeteci arkadaşlarımızla aramızda, “Bu muhteşem gelinlikler piyasada satılan gelinlikler kadar pahalı mıdır?” diye sorduk gülerek. Yakın zamanda evlenen arkadaşımız “Kesinlikle” diye yanıt verdi.
Sorumun yanıtını İzmir Olgunlaşma Enstitüsünün internet sitesindeki çevrim içi satış bölümünde aradım. Birbirinden kıymetli el emeği Türk dokumalarının, ayakkabı, terlik, çanta ürünlerinin, el dokuması göyneklerin ve takıların yer aldığı sitede sergilenen gelinlikler ile bindallıları göremedim, ancak arkadaşlarımızla merak ettiğimiz sorunun yanıtının “Kesinlikle evet” olduğundan ben de emin oldum.
Geceye katılanlar
Etkinliğe Vali Süleyman Elban eşi İrem Beyza Elban ile katıldı. Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen, Vali Yardımcıları Ahmet Yılmaz, Adem Arslan, Sadık Tunç, Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan, Tire Kaymakamı Mesut Yakuta, Kiraz Kaymakamı Ebubekir Erdoğan, Bayındır Kaymakamı Murat Mete, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Sadık Doğruer, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, İzmir Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Şule Aydın ve Türk halk müziğinin unutulmaz seslerinden Bedia Akartürk gecenin konukları arasındaydı.
(Fotoğraflar: Hüseyin Erciyas)





