SAADET ERCİYAS – Pek çok kez Avrupa’nın en iyi işverenleri arasında yer alan Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.’de (ESBAŞ) bugün gözyaşlarının dinmediği bir anma töreni düzenlendi. Yaşamını 11 Eylül 2026 günü Amerika’daki evinde kaybeden ESBAŞ’ın kurucusu Kaya Tuncer’in eşi, kurumun Onursal Başkanı Mary Tuncer için çalışanların ifadesiyle ESBAŞlılar, konferans salonunda bir araya gelerek duygularını dile getirdiler.
ESBAŞ Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Halime Büyükyüksel‘in sunuculuğunu üstlendiği anma törenine ESBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Faruk Güler, ESBAŞ Genel Müdürü Yusuf Kılınç, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Serbest Bölge Müdürü Şenay Satoğlu, aralarında ESBAŞ Uzay Kampı ve Özel ESBAŞ Kreş ve Gündüz Bakımevi görevlilerinin de bulunduğu ESBAŞ çalışanları katıldı.
Güler: Dünya iyi bir insan kaybetti
Konuşmasında gözyaşlarını tutamayan ESBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Başkanı Faruk Güler, “Her birimiz bir şeyimizi kaybettik ama bence dünya iyi bir insan kaybetti” dedi. Konuşmakta zorlandığı gözlenen Güler, şunları söyledi:
“Mary Hanım’ın bende bıraktığı çok iz var ama en çok bıraktığı iz, sarsılmaz dirayetiydi. Doğru bildiklerini gerçekleştirmek için dimdik durdu. Mary Hanım hedeflerine büyük bir cesaret ve özveriyle sahip çıktı, ciddi sorumluluklar aldı. ESBAŞ’ın daha da büyümesini ve uzun yıllar varlığını sürdürmesini çok istedi ve bunun için çok çalıştı.”
Eşinin vefatının ardından işlere devam eden Mary Tuncer’in ESBAŞ’ın daha çok üretim yapılmasına, daha çok çalışanı olmasına, daha çok ihracat yapılmasına odaklandığını anlatan Faruk Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ESBAŞ’ın örnek bir endüstri bölgesi olmaya devam etmesini istedi. Bölgede çalışan ailelerin çocuklarının iyi bir ortamda yetişmelerini sağlamak için de çocuk yuvasını her anlamda çok destekledi. ESBAŞ’ın dünyanın en iyi yönetilen şirketlerinden birisi olması için çalıştı ve bunun gerçekleşmesi için her türlü özveride bulundu. ‘Uzay Kampı çocuklara armağandır’ dedi. Sonuçta tüm bu hedeflere ulaşmanın memnuniyetini ve huzurunu yaşadı. Güvendi ve güven verdi.”
Faruk Güler, Mary Tuncer’in yaptıklarının kalıcı olması için 2023 yılında yönetim kurulu başkanlığını kızı Deniz Tuncer’e devrederek yönetimde devamını sağladığını dile getirdi. “Onursal bir lider olarak son ana kadar ESBAŞ ile ilgilendi, bilgi almayı sürdürdü” diyen Güler, “ESBAŞlılar olarak bıraktığı sistemi ve değerleri korumaya, sürdürülebilir bir gelecek için hep beraber çalışmaya devam edeceğiz. Buna söz veriyoruz” diye konuştu.
Hayata Mary Gözüyle Bakmak
ESBAŞ’ta düzenlenen, sık sık gözyaşlarıyla kesilen duygu yüklü konuşmalarda kurumda 25-30 yıldır çalışan ve özellikle Mary Hanım’ı yakından tanıma olanağı bulan çalışanların dile getirdiği bir kavram dikkatimi çekti: “Mary gözüyle bakmak.”
Bu tanımlamayı ilk dile getirenlerden biri kurumun hafızası, kurumsal ilişkiler sorumlusu ve aynı zamanda Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin üyesi arkadaşımız Halime Büyükyüksel oldu. Büyükyüksel, yakından tanıma olanağı bulduğu Mary Tuncer’in son derece zarif ve çalışanlarıyla yakından ilgili bir kadın olduğunu anlattı. “Biz hayata Mary gözünden, Mary dokunuşuyla bakmayı öğrendik burada. Burada sadece binalar, fabrikalar, üretim görmüyoruz biz. Yıllar boyunca ilmek ilmek dokuyarak inşa edilmiş bir eseri görüyoruz” dedi.
Anma töreninde Mary Tuncer’in 1940 yılında başlayan ve 2026 yılında sonlanan yaşamını anlatan kısa film gösteriminde her şeyin bir hayalle başladığı dile getirildi. Mary Tuncer’in ESBAŞ’ta çalışanların çocuklarının daha iyi ve sevgi dolu bir dünyada eğitime başlamaları için kurulan anaokulunun, Uzay Kampı’nın çocuklara nasıl bir ufuk açtığı anlatıldı.
Mary Tuncer’i anlatmak için söz alan her çalışan Mary Tuncer’in kendi yaşamlarına nasıl dokunduğunu, zarafetini, insanlığını, olaylara iş yönünden değil de insani yönüyle bakışının altını çizdi. Bir selam vermenin, hatır sormanın çalışanı nasıl da motive ettiğini dile getirdi.
Konuşanları dinledikçe hem duygulandım hem de açıkça söylemeliyim ki şaşırdım. Konuşan ESBAŞlılar çalışan, anlattıkları kişi patronlarıydı ama sanki bir ablalarını, kardeşlerini kaybetmişçesine üzgündüler. Anlatımlarında çok içtendiler. Çoğu genç yaşta, üniversitede öğrenciyken ya da taze mezunken girdikleri kurumda, kurumla büyümüşlerdi. Küçük insani Mary dokunuşları hepsinin yaşamını şekillendirmişti yavaş yavaş.
Öne çıkan konuşmalardan birinde ESBAŞ Genel Müdürü Yusuf Kılınç, konuşmasına “Mary gözünden bakınca” diye başladı ve şu sözlerle duygularını aktardı:
“Mary gözünden bakınca o burada yalnızca kurum görmezdi. 35 yıl boyunca alın teri dökülmüş, büyütülmüş, birbiriyle beslenen ekosistem görürdü. Binalara, rakamlara, finansa bakmadan önce insana bakardı. ‘Bu yıl bu ekosistemden kaç kişi daha yararlanabilir?’ diye bakardı. Onun gözünden bakınca üzgün olduğumuzu görüp, ‘Üzülmeyi bırakın. Kalkın ayağa, insanlara değer vermeye devam edin. Size emanet edilenleri aldığınızdan daha iyi yerlere taşıyın.’ derdi bize. Bir insanın gerçek mirası, kendisinden sonra içinde yaşamaya devam eden değerleridir. Bıraktığınız emanete sahip çıkacağız. Zaman zaman durup bulunduğumuz yere Mary gözünden bakacağız…”
Anma töreninde söz alan, Kaya ve Mary Tuncer ile çalışma olanağı bulmuş yöneticilerden biri de Ege Genç İş İnsanları Derneği Genel Sekreteri Murat Çelik oldu. Çelik, Tuncer çiftinin İzmir’e, bölgeye ve ülke ekonomisine katkılarının büyük olduğunu söyledikten sonra 20 yıl önce İzmir Kalkınma Ajansı’nda göreve başladığında ülkeye yabancı yatırımcı çekme görevi üstlendiğini anlattı. Çelik, “Karşıma ilk çıkanlar Kaya ve Mary Tuncer oldu. İZKA’ya da çok dokunuşları oldu elbette. Ama ben, oğlumun yaşamına dokunuşlarından söz etmek istedim. Oğlum Uzay Kampı’na ilkokulda geldi ilk kez. Burayı çok sevdi ve etkilendi. Dört yıl arka arkaya, yaşı dolana kadar geldi gitti. O şimdi üniversitede Uzay ve Havacılık Bölümü’nde eğitim alıyor. Burası oğlum gibi pek çok gence ilham verdi” diye konuştu.
İzmir Rehberler Odası Başkanı Ayça Kesici, genç bir rehberken hiç tanımadığı Tuncer ailesini Kuşadası Efes’e götürdüğünü ve o geziden sonra Kaya Bey’in isteğiyle ESBAŞ’ın adeta resmi rehberi olduğunu anlattı. Kesici, Mary Hanım’ın Türkiye sevdasının, mütevazılığının, zarafetinin altını çizdi.
Kürsüye çıkanlar Mary Tuncer’in ESBAŞ’ın her bir metrekaresinin yeşillenmesinde emeği olduğunu, Türkiye sevdasını, insanların yaşamlarına nasıl dokunup mektuplar, notlar yazdığını anlattılar.
Toplantının ardından geleneklerimize uygun bir şekilde sürdü tören. Mary Hanım için konuklara şeker külahları, tavuklu pilav, helva dağıtıldı. Törene katılan herkes alandan ayrılırken kurum çalışanlarına, yöneticilere “Ne kadar şanslısınız!” diyordu.
ESBAŞ 2022, 2023 ve 2025 yıllarında Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni arasında yer alan bir firma. Yaklaşık 25 bin çalışanı var. Bu çalışmayı yapan araştırma ve danışmanlık kurumu Great Place To Work (GPTW), 21 ülkeden 100 organizasyonun değerlendirildiği listeyi, Avrupa genelinde 1,5 milyondan fazla çalışanın geri bildirimine dayanarak hazırlıyor. Çalışanlara anonim anketler uygulayarak iş yerindeki güven, adalet, saygı ve takım ruhu gibi unsurları değerlendiriyor. Mary Tuncer’in veda töreninden ayrılırken bu ödülün boşuna gelmediğini düşündüm.
Tanrı rahmetini esirgemesin…
Mary Tuncer kimdir?
ESBAŞ Kurumsal İlişkiler Bölümü’nden verilen bilgiye göre Mary Tuncer’in yaşam öyküsü şöyle:
Mary Mills Tuncer, Global Friendship Through Space Education (GFTSE – Uzay Eğitimi Yoluyla Küresel Dostluk) kurucu ortağı ve ESBAŞ Onursal Başkanıdır. Tuncer, Uzay Kampı Türkiye’nin yönetiminde de aktif olarak görev almıştır.
Meslek hayatının ilk yıllarında ortaokul düzeyinde Fransızca ve sosyal bilgiler öğretmenliği yapan Tuncer, daha sonra Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde lisansüstü öğrenci başvurularını değerlendirme görevinde bulunmuştur.
Toplumsal yaşama aktif olarak katkıda bulunan Tuncer; kooperatif anaokulu, okul-aile birlikleri ve çeşitli kadın kuruluşları başta olmak üzere toplum ve sivil yaşamın farklı alanlarında gönüllü olarak görev almıştır.
Tuncer, lisans eğitimini Pennsylvania’daki Dickinson College, Fransa’daki Grenoble Üniversitesi ve UC Berkeley’de tamamlamış; Fransız dili alanında lisans (B.A.) derecesi almış ve ortaöğretim öğretmenliği alanında lisansüstü öğretmenlik yeterliliğini tamamlamıştır.




