Kocaoğlu, bir kaç paragrafta bir, “Değerli İzmirliler” diye vurguda bulunup neden 5 yıl daha görevde kalmak istediğini anlatıyordu.
Hoş, bu köşeyi okuyanlar biliyor ki, Aziz Bey’in adaylık arzusunu, aylar önce ilan ettik.
Şimdi, bir gazeteci olarak, tecrübelerim ışığında bundan sonra, iki büyük parti CHP ve AKP’de yaşanması muhtemel gelişmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli İzmirliler,
Şu sıralar partilerde olup bitenler, ne ilktir, ne de son. Her seçim arifesinde, kavga gürültü kopar. Hatta bazen yumruklar konuşur, camlar, çerçeveler iner. Hedef alan da, hedef olan da kendine göre haklıdır. Asla kol kırılıp yen içinde kalmaz. Ağız dalaşı gazete sütunlarında, televizyon ekranlarında devam eder. Her konuşma, bir misilleme için fırsattır. Partinin aldığı yara çok önemli değildir. Herkes kazandığı raundu kendi hanesine yazar.
Değerli İzmirliler,
Buraya kadar ortada henüz kesinleşmiş bir aday yoktur. Aday adayları vardır. Kimileri su gibi para akıtır. Kaynağı hiç de önemli değildir. “Nereden bulmuş, nasıl harcıyor” diye, ne kanun sorar, ne nizam. Bunların arkasında kimler vardır, hesapları nedir, hangi rantiyenin şantiyenin peşindedir bilenler bilir. Teşkilatın talepleri dikkate alınmaz. Ne bir ön seçim yapılır ne de eğilim yoklaması. Adalet yoktur. Demokrasi yoktur.
Değerli İzmirliler,
Kimin aday olacağına, padişah gibi yetkilerle donatılan genel başkan karar verir. Bütün mesele, genel başkanın aklını çelebilecek bir ismi bulup, devreye sokmaktır. Bir de parayı veren düdüğü çalar misali, yaptırılan kamuoyu yoklamaları vardır. Bu anketler, tabanın baskısını halkın arzusunu yansıtır. Ama ne hikmetse, sonuç hiç değişmez. Anketi hangi aday yaptırıyorsa, birinci hep odur.
Değerli İzmirliler,
Ve sonunda genel başkanın dediği olur. Bir aday ortaya çıkar. İsmi çizilenler, kişişel çıkarı zedelenenler, ikbal, istikbal peşindekiler, “benim hakkımdı” diyerek yandaşlarıyla, hemşehrileriyle bir kez daha kazan kaldırır. Çünkü her kapıyı açan anahtar uçmuştur. Yine ortalık karışır. Netice itibariyle seçim karakolda yapılmaz. Sandıkta olur. Biz de kuzu kuzu gidip, liderin seçtiği adaylara oy verir, sonra da, “İşte demokrasi budur. Biz seçtik” deriz. Değerli İzmirli hemşehrilerim, hepinize sonsuz sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum…

Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.