Yüksek basınç ve sıcaklık verilerek işlenmiş gıda üretiminin sakıncalarını anlatan Dr. Dizdar, bu şekilde üretilen yoğurtların ekşimediğini, kutulu sütlerin bozulmadığını söyledi. Türkiyede insan dokusunda ve sütü üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, herkesin vücudunda kimyasal atık ya da tarım ilacı artığı olduğunu belirten Dr. Yavuz Dizdar, Bu bilgiye Google kullanan herkes ulaşabilir diye konuştu.
Endüstriyel üretimde kullanılan yüksek basınç ve yüksek sıcaklık uygulamasıyla besinlerdeki vücuda yararlı bakterilerin yok edildiğini anlatan Dr. Dizdar, Bu tip ürünler çorak birer toprak gibi. Oysa kalın bağırsağımızda beslenmesi gereken 10 trilyon bakteri var. Bunların düzenli beslenmesi gerekiyor. Ama bakterilerinden arındırıldığı için ekşimeyen bozulmayan ürünler kalın bağırsağımızdaki bakterileri de besleyemiyor dedi. Dr. Yaavuz Dizdar, konuşmasında şu bilgileri paylaştı:
Bundan 15-20 yıl önce 2.5 saatte pişen tavuk artık 15-20 dakikada pişiyor. Bu tavukların bize hiçbir faydası yok. Kırmızı ete de 5 bin bar basınç uyguluyorlar. Pembeleşen bu etin içinde vücudumuz için gereken bakteriler üremiyor. Basınç ve yüksek sıcaklığın bir arada kullanılmasıyla yiyeceklerin ekşimesi, bozulması ortadan kaldırılıyor. Ancak pek yararı da kalmıyor. Bu nedenle gelenekselden, doğaldan uzaklaşan beslenmeden uzak durmalıyız.

Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.