“Bilgi çağını bilgi toplumları ancak uzay çağı ile yakalayabilir”
Uzaktan algılama tekniğinin (uydu verileri) yansıyan güneş veya radar özellikli elektromanyetik enerjinin gerek uzay boşluğunda ve gerekse yeryüzünde konuşlandırılan özel algılayıcı düzenekler işlerliğinde algılanmaları ve bilgisayar ortamında değerlendirilmesi temeline dayandığını belirten Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Altınbaş, “İkibinli yıllarda bilgi toplumu isek, sürekli bilgi üretmek zorundayız. Bilgi çağını çağımızın bilgi toplumları ancak uzay çağı ile yakalayabilecektir” dedi. Uzaktan algılama veya genel anlamda uydu teknolojisinin günümüzün en gelişmiş teknolojisi olduğunu açıklayan Prof. Dr. Altınbaş, “Uydu teknolojisi yardımıyla toprak sınıfları ve arazi kullanım şekilleri ile çayır-mera ve tarım alanlarının dağılım sınırları, yüz ölçümleri, tarımsal ürün rekoltesi, jeoloji ve jeomorfoloji, madencilik, haritacılık ve coğrafya, meteoroloji, bitki deseni ve dağılımı, arazi kullanım şekilleri ve tasarımı, sanayi alan seçimi, kent yönetimi, çevresel kirlilik, toprak aşınımı ve taşınımı, doğal yaşam ve ekosistemdeki değişiklikler, arkeolojik ve tarımsal sit alanları, ormancılık, doğal ve kültürel kaynakların kısa zaman sürecinde ve sağlıklı olarak belirlenmesi mümkün olmaktadır” diye konuştu. Uzaktan algılama veya genel anlamda uydu teknolojisinin günümüzün en gelişmiş teknolojisi; coğrafi bilgi sisteminin ise konumsal bilgi sistemlerinin en üst basamağında bulunan bir yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Altınbaş, “Bilgisayar ortamında coğrafi bilgi sistemi özellikli sayısal veri analizi olanağını bizlere sunarken, bilgilerin üretilmesi, sınıflandırılması ve karar vericinin kullanımına sunulması konusunda büyük kolaylıklar oluşturur” görüşünü dile getirdi. (Begüm Çelikkol / Ege Ajans)

Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.