Değirmenci; “Beslenmek, karın doyurmak değildir”

Beslenmenin; büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besin öğelerinin yeterli ve dengeli olarak alınması anlamına geldiğini belirten Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı’nda görevli diyetisyen Canan Değirmenci, “Beslenmek, hiçbir zaman karın doyurmak anlamına gelmez. Sağlıklı bir beslenme yeterli ve dengeli bir beslenme ile mümkündür” dedi.Büyüme, dokuların yenilenmesi, yaşamsal işlevler ve üretken olarak yaşamımızı sürdürebilmek için gerekli olan besin öğelerinin her birinden yeterli miktarda alınmasının gerekli olduğunu açıklayan Değirmenci, “Besinler çok çeşitlidir. Her çeşit besinin bileşiminde değişik miktarlarda; besin öğesi denilen kimyasal moleküller bulunur. Altı tane besin öğesi vardır: Karbonhidratlar, proteinler, yağlar, mineraller, vitaminler ve su” diye konuştu.Karbonhidratların başlıca enerji kaynağımız olduğunu açıklayan Değirmenci, “Yiyeceklerde bulunan karbonhidratlar, sindirim sisteminde şekere dönüşerek kana karışırlar. Bir gram karbonhidrat bize 4 kcal enerji verir. Karbonhidrattan zengin yiyecekler; şeker, şekerli tatlılar, bal, pekmez, reçel, ekmek, tahıllar, meyve ve sebzeler olarak sayılabilir. Proteinler de vücut organlarının en küçük birimi olan esas yapısını oluştururlar. Yeni doğan canlının oluşumunda ve gelişiminde görev alırlar. Yetişkinlerde ise sürekli çalışan vücudun yıpranan dokularının yenilenmesi ve onarılması için proteine ihtiyaç vardır. Proteinden zengin yiyecekler; et, tavuk, balık, hindi, yumurta, peynir, süt, yoğurt ve kuru baklagillerdir” dedi. Yağların yoğun olarak enerji sağlayan besin grubu olduğunu açıklayan Değirmenci, “Bir gram yağ bize 9 kcal enerji verir. Vücuda alınan fazla enerji yağ olarak depolanır. Yağdan zengin yiyecekler sıvı ve katı yağlar, süt ve süt ürünleri olarak sayılabilir. Vücudumuz mineralleri büyüme, gelişme, enerji harcamada kullanır. Minerallerin en önemlileri, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum olarak sıralanabilir” diye konuştu.Suyun da yaşamımız için çok önemli olduğunu vurgulayan Değirmenci, “Su; yediğimiz yiyeceklerde bulunan besin öğelerinin sindirimi, emilimi, taşınması ve metabolizması için gereklidir. Metabolizma sonucu oluşan artık zararlı maddelerin böbrekler yoluyla dışarı atılmasını sağlar. Su açlık hissini azaltır, kabızlığı önler. Suyun bu yararlarından faydalanabilmek için her gün en az 8 – 10 bardak su içmeliyiz” dedi. (Ege Ajans)

Related Images:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın