İGC’de olağanüstü genel kurul kararı

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, üç yıllık hizmet süresinin birinci yılını tamamlamadan olağanüstü genel kurul kararı aldı. İGC’nin yayımladığı 9 Eylül Gazetesi’nin yönetilme biçimiyle gelir – gider dengesinin sağlanamamasının İGC Yönetim Kurulu’nda görüş ayrılığına ve genel kurul kararı alınmasına neden olduğu belirtildi.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Olağan Genel Kurulu 02 Nisan 2015 günü İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda toplanmıştı. İGC Genel Kurulu’nda Ekonomik Çözüm Yayın Grubu Başkanı Yener Özkesen, Dünya Gazetesi tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İGC Başkan Vekili Misket Dikmen, DHA muhabiri Mustafa Oğuz ile Yenigün Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Deniz Kezer’in listeleri yarışmıştı.

Genel kurulda yapılan oylama sonucunda yarışı Misket Dikmen’in başkanlığında, Murat Attila, Fahrettin Dokak, Semih Aksoy, Zeynep Gürel, Kenan Çimen, Gaye Karadağ, Mustafa Yılmaz, Suavi Yardımoğlu, Erkut Şahin, Abdi Karagözoğlu’ndan oluşan liste kazanmıştı.

İGC Genel Sekreteri Fahrettin Dokak, İGC Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Gürel, İGC Yönetim Kurulu Üyeleri Abdi Karagözoğlu, Suavi Yardımoğlu, Erkut Şahin ve Mustafa Yılmaz imzasıyla yapılan açıklamada, kuruluşu olağanüstü genel kurulu kararı olmaya götüren süreç şöyle dile getirildi:

“Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olan İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Yönetim Kurulu’nda 2 Nisan 2015 tarihinde yapılan Genel Kurul sonrası göreve başladık. Bize güvenerek önemli bir emaneti teslim eden gazetecilerin hakları için ilk günden itibaren yönetim kurulunda İGC’nin menfaatleri için ilkeler ortaya koyduk ve uygulanmasını istedik.

Bu ilkelerin en başta geleni İGC’de ve ona bağlı iktisadi kuruluşlarda (9 Eylül Gazetesi) gelir-gider dengesinin sağlanmasıydı. Bu konuyu defalarca gündeme getirerek vurguladık ve gerekli tedbirlerin alınmasını istedik. Ancak 2015 yılı sonunda ortaya çıkan tabloda İGC’nin giderlerinin gelirlerinden önemli ölçüde daha fazla olduğunu gördük. Dahası 2016 yılı Ocak ve Şubat Ayı hesaplarında da bu dengesiz durumun artarak devam ettiğini gözlemledik.

Geçmişte büyük emeklerle ve İGC’nin maddi imkanlarıyla kurulan ve bizlerin de her türlü desteği verdiği 9 Eylül Gazetemizde ciddi sorunlar yaşandığını tespit ettik. Dördüncü yılına giren gazetenin artık zarar etmemesi ve bir an önce İGC’ye olan borcunu ödemesi gerektiğini ilk günden söyledik. Gazetecilerin gazetesi olan 9 Eylül’ün Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi ışığında, Evrensel gazetecilik ilkelerini uygulayarak, İzmir’in yerel değerlerine de sahip çıkarak, tüm basın dünyasına örnek olması gerektiğini defalarca vurguladık. Ama bu konulardaki uyarılarımızın dikkate alınmadığını gördük.

Yanlışların düzeltilmesi için defalarca yaptığımız uyarılar ‘9 Eylül Gazetesi başka, İGC Yönetimi başka’ şeklinde özetlenebilecek bir anlayışla reddedildi. Sorunun ana nedenini İGC Başkan Yardımcısı’nın, gazetede Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışması oluşturuyordu. Genel Yayın Yönetmeni olarak, gazetecilerin seçtiği İGC Yönetim Kurulu üyelerine sorumluydu.

Ancak bu arkadaşımız Başkan Yardımcısı sıfatıyla kendisini Yönetim Kurulu’ndan üstte gören bir anlayışla hareket etti. Bizim hedefimiz; 9 Eylül Gazetesi’ni her anlamda büyüterek hem örnek gazetecilik yapmak hem de çok daha fazla gazetecinin yararlanmasını sağlamak oldu. Bundan sonra da aynı hedefler doğrultusunda bütün gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

İGC Başkanı’na tüm bu sorunları hem sözlü hem de yazılı olarak defalarca aktarıp tedbir almasını istedik. Ama tedbir almak yerine İGC’yi dar bir kadro ile yönetme yolunu seçti. Son olarak 9 Eylül Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni’nin İGC Başkan Yardımcılığı görevini devretmesi talebinde bulunduk.

Söz konusu arkadaşımızın gazetenin bir çalışanı olarak tüm dikkat ve enerjisini 9 Eylül’e vermesini istedik. Ama bu isteğimiz de kabul edilmedi. Dahası İGC Başkanı’nın süreç boyunca yaptığımız toplantılarda defalarca “O zaman Genel Kurul’a gidelim!” şeklinde açıklamaları oldu. En son toplantımızda da bu cümleyi tekrarladı.

Sonuç olarak biz de bu şartlarda en doğru kararı; emanetin asıl sahibi olan İGC Genel Kurulu’nun vereceğini düşündük, genel kurul kararı aldık. İGC Yönetim Kurulu’nda salt çoğunlukta bulunan üyeler olarak bizler Genel Kurul’a gitmeden istediğimiz kararları alma yetkisine sahiptik. Hatta İGC Başkanı da dahil tüm icra kurulunu değiştirmeye yetecek çoğunluğumuz vardı.

Toplamda 3 yıl için seçilmiş Yönetim Kurulu Üyeleri olarak 2 yıl daha görevde kalıp yönetim gücünü kullanabilirdik. Ama biz bu yolu tercih etmedik. İGC’nin geleceğini ilgilendiren bu önemli konularda nihai kararı İGC Genel Kurulu’nu oluşturan gazetecilerin vermesini istedik.

Yaşananlar ve gerçekler bunlardır. Bunun dışında bazı yayın organlarında yapılan haber, yorum ve köşe yazıları kesinlikle doğru değildir. 4 Mart 2016 tarihinde Genel Kurul kararı aldıktan sonra İGC Başkanı’nın konuyla ilgili bir açıklama yapmasını bekledik. Ama kendisi bugüne kadar bir açıklama yapmayınca ve yapmayacağını açıklayınca üyelerimizin hakkı olan bu bilgilendirmeyi gerekli gördük.

Bizler; Atatürk ilke ve devrimlerine, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine ve evrensel gazetecilik ilkelerine bağlı kalınmasını savunuyoruz. Önemli olan İGC’nin kazanmasıdır. Genel Kurul’da mutlaka İGC kazanacaktır. Gazeteciler en doğru kararı verir.”

Related Images:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın