AB Bakanlığı tarafından İzmirde düzenlenen Türk Yerel Medyası AB Yolunda semineri kapsamında Türk Yerel Medyasının AB Sürecinde Daha Etkin Rol Alması konulu panel düzenlendi. AB Bakanlığı Sivil Toplum, İletişim ve Kültür Başkan vekili Başak İlisulunun yönettiği panele TGF Genel Başkanı ve İGC Başkanı Atilla Sertel, Diplomasi Muhabirleri Derneği Onursal Başkanı Yusuf Kanlı ve Todays Zaman Ankara Temsilcisi Abdullah Bozkurt konuşmacı olarak katıldı.
Panelde konuşan Atilla Sertel, TBMM tarafından basın özgürlüğünü kısıtlayan yasalarda acil değişiklik beklediklerini vurguladı. Özellikle özgürlükler noktasında Türkiyenin ABnin dahi önünde olmasını isteyen bir insanım. Gerek yurt içinde gerekse yurtdışında basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlı olduğuna dair raporlar yayınlandıkça büyük üzüntü duyuyorum diyen Sertel, sözlerini şöyle sürdürdü:
AB İlerleme Raporunda ifade özgürlüğü ciddi endişeler yaratmaktadır. Basın özgürlüğü kısıtlanmıştır deniliyor. Biz niye kendimize bu sözü söylettirelim? Niçin bu yüzden yüzümüz kızarsın. Niçin bu konuda gerekli yasal müdahaleler yapılmıyor? Ben bunu birçok platformda dile getirdim. Basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engeller, gazetecilerin tutuklanması ve bu tutukluluk halinin çok uzun süreli olması sadece gazetecilik açısından değil insanı açıdan da endişe verici.
Zaman zaman devletin en üst mercilerine varıncaya kadar benim vicdanım kanıyor, çok üzülüyoruz, kamu vicdanı yara almıştır gibi açıklamalar yapıldığını anımsatan Atilla Sertel, Sadece açıklama yapmak yetmez. Yasayı yapacak olan biz gazeteciler değiliz ki. Bunu yapacak parlamentodur. Bu konudaki yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerekiyor dedi. Konuşmasında Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağışın Brükseldeki Türkiye’de bazı gazetecilerin tutuklu olduğu doğrudur. Fakat bunların hiçbiri gazetecilik yaptıkları için tutuklanmamıştır sözünü de hatırlatan Atilla Sertel, şöyle konuştu:
Bu sözü çok doğru bulmadığını ifade etmek istiyorum. Bu söze Avrupa Parlamentosunda bile inanacak tek kişi çıkmaz. Sayın Bakanın yerel medyaya doğruları yazma noktasındaki çağrısını, doğruları söylemek gerektiği çağrısı ile yineliyorum. Terör suçu olup olmadığına daha mahkeme karar vermemişken nasıl oluyor da Avrupada bu arkadaşlar gazetecilikten yargılanmıyor, terör suçundan yargılanıyor deniliyor? Türkiyede basın ve ifade özgürlüğü noktasında sıkıntılar varsa, göz altılara, tutuklanmalara her geçen gün yenisi ekleniyorsa özgürlüklerden söz etmemiz mümkün değil.
Todays Zaman Ankara Temsilcisi Abdullah Bozkurt da Basın mensubu olarak 20 yıldır bu işi yapıyorum. En temel görevimiz inandırıcı olmaktır. Bunu kaybedersek değerimizi kaybederiz. AB süreci önemlidir. Eksen değiştirme iddiaları yanlış. Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 60’ı AB’den. Karşılıklı olarak AB’den alacağımız çok şey var dedi. Diplomasi Muhabirleri Derneği Onursal Başkanı Yusuf Kanlı da AB standartları zaman zaman yanlış anlaşılıyor. Bizler karşılıklı paylaşım ve işbirliği modeliyle AB’ye dahil olmalıyız. Birtakım tavizler ve tek taraflı niyetlerle bu iş olmaz diye konuştu.

Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.