Aman ormancı!..

Günlerden 30 Haziran 2006 Cuma..
Saat 03.44
Yer, Aydın-İzmir otoyolu, Ayrancılar mevkii, yolun güneyi..
Zifiri karanlıkta bol yıldızlı gökyüzünü, kim bilir ne zaman başlamış bir yangının alevleri ve kıvılcımları aydınlatıyor..
Herkes uykuda..
Mola verdiğim park alanından 177’yi arıyorum. Yanıt vermiyor..
Arıyorum, yanıt vermiyor.. Telsizle de uyarılmadıklarına göre belli ki kuleler de uyuyor..
110’u çeviriyorum. “AKS 110 buyrun” diyor telefonu birkaç saniye içinde açan zinde, uyanık ve canlı bir ses..
İhbarı veriyorum.
“Biz araç çıkardık efendim” diyor görevli “Ama 177’ye biz de ulaşamıyoruz. Bu yangın aslında onları ilgilendiriyor..”
Park alanından ayrılıp İzmir’e doğru yola çıkıyorum.. Alevler büyürken..
Tek başıma bir şey yapamayacak olmanın çaresizliği ile..
İzmir Orman Bölge Müdürü sayın İsmail Üzmez..
Yangın mevsimi olarak nitelediğiniz dönemin neredeyse ortasındayız ve ne yazık ki 177 uyuyor..
Bir kırgınlıkları mı var? Mesai mi yazdırmıyorsunuz görevlilerinize..
Yoksa bize o saatte niye uyuduklarını açıklamanız gerek..
O yangın Buca Kaynaklar’daki ağaçlandırma sahasında da, Meryem Ana civarındaki ormanlarda da başlamış olabilirdi..
Yangının söndürülmesi için mesainin başlaması mı beklenecekti?
Neyse ben size ve görevlilerinize yardımcı olmak için buradan bir uyarıda bulunmak istiyorum..
İhmalkarlardan, duyarsızlardan, doğa düşmanlarından ve ruh hastalarından rica ediyorum..
Lütfen yangınlara mesai saatleri içinde neden olunuz..
Yoksa müdahale edilmesi olasılığı azalıyor..
Ormancılar.. Türkiye’nin en az orman yangını çıkan yörelerinden biri olmakla övünüyoruz. Lütfen uyanık kalınız..
Hiç olmazsa yaz aylarında..

Related Images:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın