Saadet Erciyas
Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın Bergama’nın kırsal bölgesindeki köylerinden biri olan Dereköy’de 2001 yılında yaptırdığı ortaokul, yöneticisinden öğretmenine idealist kadrosunun çabasıyla yıldız gibi parlıyor. Onca olanaksızlığa karşın, Dereköy EBSO Ortaokulu’nda geleceğe umutla bakmamızı sağlayan öğrenciler yetişiyor.
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Teknik Eğitim Çalışma Grubu Üyesi Eczacı Enver Olgunsoy ile birlikte Dereköy EBSO Ortaokulu’nu ziyaret ettim. Meslektaşım Nihat Delibaşı da bize eşlik etti. Öğrenci sayısı köy nüfusundan fazla olan okulun öğretmenler ve EBSO eliyle yaratılan mucizesini yerinde gördüm.
Orada bir köy var uzakta
İzmir kent merkezine 134, Bergama’ya 28 kilometre uzaklıkta bulunan Dereköy, Bergama’nın kırsal bölgesinde yer alan, ıssız sokaklarıyla ilk anda terk edilmiş izlenimi veren bir köy. Resmi rakamlara göre 130 kişinin yaşadığı, yeşillikler içindeki köyde küçükbaş hayvancılık ve çiftçilik yapılıyor.
ESHOT otobüslerinin Bergama’dan karşılıklı iki seferle ulaşımı sağladığı Dereköy’de sağlık ocağı, postane, eczane gibi kurumlar bir yana köy bakkalı bile bulunmuyor. Kahvesini kapalı bulduğumuz köyde vatandaşlar ihtiyaçlarını okulun kantininden karşılıyor.
Güvenliği sağlamak için 2020 yılında Dereköy EBSO Ortaokulu’nun hemen karşısında jandarma karakolu açılmış. Köy sakinlerinin bir vefat eden olduğunda cenazesini kaldıracak, defnedecek insan bulmakta zorlandığı anlatılıyor.
“Göçü terse çevirmek istedim”
EBSO Meclis Üyesi Enver Olgunsoy, Dereköy’e ilk kez 2001 yılında, EBSO’nun yaptırmayı planladığı köy ilkokulu için yer arandığı sırada, bir iş insanının önerisiyle gelmiş. O yıllarda Dereköy’ün daha kalabalık olduğunu, o günkü nüfusa göre mevcut okulun kapasitesinin yetersiz olduğunu anlatan Olgunsoy, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Köye ilişkin bilgi alırken göç verdiğini öğrenmiştim, okul yapılırsa göç de belki durur diye düşünmüştüm. Yıllar içinde göçün durmadığını, köyün ıssızlaştığını görmekten üzüldüm. Ama buraya geldiğimde en çok sevindiğim şey, okulun bir köy enstitüsü gibi verdiği nitelikli eğitim oldu. Müthiş çalışkan bir öğretmen kadrosu var. Bu beni teselli ediyor, onlarla gurur duyuyorum.”
Taşımalı sistemle eğitim veriliyor
Dereköy EBSO Ortaokulu binası 2001 yılında dokuz derslikli olarak yapılmış. 2010 yılında EBSO Vakfı Kadınlar Birliği’nin katkısıyla altı derslikli prefabrik ilkokul yapısı eklenmiş. Bugün ortaokul binasında 84, ilkokulda 53 öğrenci eğitim görüyor. Dereköy EBSO Ortaokulu’nda 11, Dereköy EBSO İlkokulu’nda ise sekiz öğretmen görevli.
Taşımalı sistemle eğitim verilen okula Dereköy’ün yanı sıra Oruçlar, Hacılar, Çobanlar, Tırmanlar, Akçenger, Çaltıkoru, Eğiller, Karalar, Katrancı, Halil Ağalar, Topallar, İkizler, Ürkütler, İneşir, Kırcalar ve Yukarı Ada köylerinden öğrenciler geliyor. Öğrenciler, anasınıfı bulunmayan okulun bahçesinde voleybol, futbol, yakantop, içeride ise masa tenisi, satranç oynayabiliyor. Okul, öğretmen ve öğrencilerin elleriyle diktiği zeytinliklerle çevrili. Okulun şimdilik İzmir’den bir kardeş okulu bulunmuyor.
Öğrenci sayısı köy nüfusundan fazla
Okul Müdürü Türkçe Öğretmeni Saffet Aslan, ilk görev yeri olan Dereköy’e 2013 yılında atanmış. Öğrenci sayısı köy nüfusundan fazla olan okula Dereköy’den de üç beş öğrenci geldiğini belirten Aslan, “Taşımalı eğitim zordur, ben de öyle okuduğum için sorunları iyi biliyorum” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Okulumuzda 18 köyden öğrencimiz var. Kışın çok soğuk buralar. Okulun yapıldığı alan da oldukça rüzgarlı. Yol uzun, yollarımız bozuk olduğu için okula ulaşım 40 dakika sürüyor. Çocukların günde ortalama iki saati yolda geçiyor. Erken kalkıyor çocuklar, beslenme, üst baş yetersiz. Yoksul köylerden geliyorlar. Öğlen yemeği Kınık MESEM’den hazır geliyor, çok da beğeniliyor. Köyde sağlık ocağı yok, acil durumda Bergama’ya, bazen de İzmir’e gittiğimiz oluyor.”
Saffet Aslan, tüm çabalarının öğrencilerini teknolojiye yöneltmek, onlara tüm zorluklara karşın iyi bir gelecek sağlamak olduğunu anlatıyor. Dereköy EBSO Ortaokulu öğrencilerinin geçtiğimiz yıl, geniş olanakları bulunan devlet ve özel okulları geride bırakarak Fibonacci Uluslararası Robot Olimpiyatları Dünya Şampiyonası’nda ikincilik ödülünü getirmesi bu ıssız köye gurur vermiş.
EBSO Teknik Eğitim Çalışma Grubu Üyesi Enver Olgunsoy, okulu gezerken EBSO’nun İzmir’de robot yarışmalarını başlatan kurum olduğunu anımsatıyor. Dereköy EBSO Ortaokulu’nun robot yarışmasında dünya ikinciliğini kucaklamasını ise çok anlamlı bulduğunu söyleyen Olgunsoy, “Diktiğimiz tohumlar yeşeriyor” diye konuşuyor.
Uluslararası yarışmada ikincilik gururu
Dereköy EBSO Ortaokulu’nun Bilişim Teknolojileri Öğretmeni İsmail Muştu 13 yıldan bu yana burada görev yaptığını söylüyor. Öğrencilerinin uluslararası bir yarışmada dünya ikinciliği almasından duyduğu mutluluğu dile getiren Muştu, “Robotik kodlama konusu çok maliyetli, robot yapmak da öyle. Özellikle bizim gibi olanakları sınırlı bir köy okulu için” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:
“EBSO’nun desteği olmasa bizim bu yarışmaya gitmemiz imkansızdı. Öncelikle bu katkı için yürekten teşekkür ediyoruz onlara. EBSO ayrıca öğrencilerimize bu başarılarından dolayı ödül olarak birer tablet armağan etti. Dünya genelinden yüzlerce öğrencinin katıldığı yarışmada Maze Solving ve Footbot MBot League kategorilerinde dünya ikincisi olduk. Şimdi de okul olarak TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’na katılacağız. 36 öğrencimizin katılımıyla öğretmenlerimizin danışmanlığında hazırladığımız 12 projeyi okulumuzda sergileyeceğiz.”
Zeytin Ağacı Kütüphanesi
Dereköy EBSO Ortaokulu’nun “Pusulam Kitap Zeytin Ağacı” adlı ve okulun teknoloji öğretmenleri tarafından yapılan bir kütüphanesi bulunuyor. Okul Müdür Yardımcısı Tuğba Öncü Alabıçak, on öğrenci kapasiteli kütüphanede roman, öykü, ders kitabı içerikli 1500’e yakın kitap bulunduğunu belirtiyor. Barkod sistemini kullanarak öğrencilerin istediği kitabı aldığını söyleyen Alabıçak, “Öğrencilerimizin ihtiyacı olan kitapları içeren bir listemiz var. Bağış yapmak isteyenlerin o listeden kitap seçip göndermelerini istiyoruz” diyor.
***
Okulun şampiyon öğrencileri
Dereköy EBSO Ortaokulu’nun adını Robot Olimpiyatları Dünya Şampiyonası’nda ikincilik ödülü alarak duyuran, başarılarıyla Roma’yı görme olanağı yakalayan sekizinci sınıf öğrencilerine hayallerini ve hedeflerini sordum.
Karalar Köyü’nde sütçülük yapan çiftçi bir ailenin çocuğu olan İlyas Efe Çolak, fen derslerine ilgisinden söz ediyor. İlyas, Bilişim Teknolojileri öğretmeni İsmail Muştu ile beşinci sınıfta tanışmış, onun desteğiyle robotik yarışma ekibine girmiş. Geçen yıl önce İzmir, ardından Antalya’daki yarışmalara katılan İlyas Efe Çolak, “Roma’ya gitmeyi hayal bile etmemiştim” diyor. Gelecekte topluma yararlı işler yapmak isteyen İlyas, “Sağlık alanında yaşamı kolaylaştıracak bir robot yapmak, engellilere de faydalı olmak isterim” diye ekliyor.
Yarışma ekibinden Gökhan Gezer ise Tırmanlar Köyü’nden. Gelecekte mühendislik eğitimi almak istediğini ve savunma sanayiinde çalışmayı hayal ettiğini söyleyen, Gökhan, “Roma’ya gitmek hayal edilemezdi. Bu yarışmadan sonra yurt dışındaki başka yarışmalara da katılmayı istiyoruz” diye konuşuyor. “Roma seyahati hepimizi çok etkiledi. Arkadaşlarımızın robot yarışmalarına, teknoloji derslerine ilgisi arttı” diyen Gökhan Gezer, kimi zaman yaşadıkları malzeme eksikleri nedeniyle hayal ettikleri projeleri gerçekleştirmekte zorlandıklarını belirtiyor.







