Gülbin ve Gülçin Seyman birkaç dakika arayla dünya gelen ikiz kız kardeşler. İkisi de iç hastalıkları uzmanı hekim. Aynı kurum çatısı altında çalışan ikiz hekimler, Basın Sitesi ve Narlıdere’deki semt polikliniklerinde hastalara şifa dağıtıyor.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Basın Sitesi İsmet Yorgancılar Semt Polikliniği ile Narlıdere Semt Polikliniği’nde iç hastalıkları uzmanı olarak çalışan doktor ve ikiz kız kardeşlerle 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde bir araya geldik. Uzm. Dr. Gülbin Seyman Çetinkaya ve Uzm. Dr. Gülçin Seyman Özdemir ile dünyaya gelmelerinden başlayarak aynı meslekte, aynı uzmanlık dalında ve aynı kurumda buluşmalarını, doktor olmanın anlamını, gelecek hedeflerini ve doktorluğu seçmek isteyenlere önerilerini konuştuk.
Akhisar Misak-ı Milli İlkokulu öğretmeni Raziye Seyman ile Akhisar Vergi Dairesi memuru Oğuz Seyman‘ın 1973 yılında ikiz kız çocukları dünyaya gelmiş. Baba Oğuz Seyman, yaşamlarını adeta gül bahçesine çeviren kızlarına iki güzel isim koymuş. İlkine “Gül dalı, gül fidanı” anlamına gelen “Gülbin”, ikincisine “gül toplayan kız” anlamına gelen “Gülçin” adını vermiş. İkiz kız kardeşler Seyman ailesinin mutluluğu olmuş.
İkiz kardeşler bebekliklerinden başlayarak aynı tür zıbınlar, giysiler, patikler, tokalar, önlükler, ayakkabılarla büyütülmüş. Gülbin ve Gülçin Seyman kardeşler Akhisar Misak-ı Milli İlkokulu’nda, aynı sınıfta okuyarak ilköğrenimlerini tamamlamış. Hep birlikte hareket eden, yakın çevrelerini zaman zaman muziplikleriyle şaşırtan ikizler ilk ayrılıklarını ortaokulda yaşamış. İkiz kız kardeşler, öğretmenlerinin isteğiyle Akhisar Ali Şefik Ortaokulu’nda farklı sınıflarda öğrenim görmüş.
Yarın Artık Bugündür dizisi yollarını çiziyor
Ortaokulun ardından kaydedildikleri Akhisar Lisesi, Gülbin ve Gülçin Seyman kardeşleri yine aynı sınıfta buluşturmuş. İkisi de çok başarılı öğrenciler olmuş. Gülbin matematikte çok iyiymiş, Gülçin de kimya ve biyolojiye yatkınmış. Lisenin fen bölümünde öğrenim gören ikiz kız kardeşler 1989 yılında mezun olmuş. Üniversite seçme sınavında başarılarını yineleyen Gülbin ve Gülçin Seyman kardeşlerin tercihleri tıp eğitimi olmuş.
Dr. Gülbin Seyman Çetinkaya, lise öğrenimleri sırasında tıp eğitimine yönelmelerinde TRT 1’de yayınlanan, baş rollerinde Necla Nazır ile Ege Aydan’ın oynadığı bir televizyon dizisinin büyük etkisi olduğunu söylüyor ve şunları anlatıyor:
“Sanırım 1987 yılıydı. Attila İlhan’ın eserinden televizyona uyarlanmış ‘Yarın Artık Bugündür’ adındaki dizide, Necla Nazır büyükşehirde yaşayan, zengin bir ailenin idealist doktor kızı oynuyordu. Okulu bitirdikten sonra Anadolu’nun ücra bir kasabasına zorunlu hizmete gidiyordu. İnsanlara iyilik yapmayı seven, merhametli ve güzel bir genç kız. Doğu’ya gidiyor, orada hastalara elinden gelen yardımı yapıyor. Cehaletle, halkın yalnızlığı ve unutulmuşluğuyla mücadele ediyor. İkimiz de çok etkilenmiştik o diziden. Ve kararımızı vermiştik. İkimiz de doktor olacaktık.”
Sınav sonucunu beklemek
Başarılı ikiz kız kardeşler, üniversite seçme ve yerleştirme sınavına Manisa’da girmiş. İlk dört tercihleri Marmara, İstanbul, Ege ve Dokuz Eylül üniversitelerindeki tıp fakülteleri olmuş. Annelerinin isteği üzerine eczacılık ve diş hekimliği fakültelerini de tercihlerine eklemişler. Sınav sonucunun açıklanmasını beklemenin kendisi için adeta bir kabusa döndüğünü anlatan Dr. Gülçin Seyman Özdemir, sınav gününü anlatırken şunları söylüyor:
“Gülbin sınavdan büyük bir özgüvenle çıktı, ‘Ege Tıp olur’ dedi. Onun için çok sevindik. Bense sınavda bir talihsizlik yaşamıştım. Sanırım heyecandan önce seçmeli soruların sıralamasını karıştırdım, soruları kaydırdım sanıyordum. O yüzden çok endişelenmiştim. Doğrusu sonuçlar açıklandığında kazanacağımı tahmin bile etmiyordum. Sonuçları beklediğimiz o iki ay nasıl zor geçti anlatamam.”
Yolumuz ayrılıyor
Sınavdan iki kardeş de yüzlerini güldüren sonuçlar almış. Gülbin Seyman 535 puanla Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İngilizce Bölümü’nü kazanmış. Gülçin Seyman’ın da korktuğu başına gelmemiş. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 506-507 puanla öğrenci aldığı o yıl 505 puanla Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kayıt yaptırmaya hak kazanmış. Üniversite eğitimleri ikiz kız kardeşleri bir kez daha ayırmış.
Tıp eğitimi için ailesinden ayrılıp İstanbul’a giderken en çok kız kardeşinden ayrılmanın kendisine koyduğunu belirten Dr. Gülbin Seyman Çetinkaya, bu süreci şöyle anlatıyor:
“Hedefimizi tutturmak, hem bizi hem ailemizi çok mutlu etmişti. Ancak o sırada bizimle beraber yaşayan çok sevdiğim babaanemden, annemden, babamdan, en çok da kardeşimden ayrılmak zor gelmişti. Öğrenciliğimiz boyunca Gülçin’le hep mektuplaşırdık. En önemli iletişim aracımızdı o mektuplar. İstanbul’da dayım vardı. Beni dayım okuttu diyebilirim. Çok çok iyi bir insandı ve bana çok emek verdi. Okulun ilk dört yılında yurtta kaldım, sonra da üç yıl arkadaşlarımızla bir eve çıktık. İstanbul’da öğrenci olmak çok zordu.”
Dr. Gülçin Seyman Özdemir, İzmir’deki tıp fakültesinde öğrencilik sürecinden daha keyifle söz ediyor:
“Akhisar’dan İzmir’e gelip kaydımı yaptırdığımda Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun İnciraltı’ndaki Atatürk Öğrenci Yurdu’nda kaldım. Gerçekten çok keyifliydi yurt ortamı. Çok yakın olduğu için bazen yürüyerek bile gittiğimiz olurdu fakülteye. Sosyal yaşam çok iyiydi. Hafta sonları eve gitmem Gülbin’e göre daha kolaydı ve bana iyi geliyordu. Altı yılım yurtta geçti. Gülbin’in dediği gibi, mektuplar bizim için muhteşem iletişim olanağıydı.”
Uzmanlık dönemi başlıyor
İkiz kardeşin tıp eğitimlerini tamamlayıp hekim olduktan sonra uzmanlık dönemi yine yaşamlarının kesiştiği bir sürecin başlangıcı olmuş. Dr. Gülçin Seyman, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda iç hastalıklarını tercih etmiş. 1997 yılında sınavı kazanmış ve Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin iç hastalıkları bölümünde uzmanlık eğitimine başlamış.
Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlığını hedefleyen Dr. Gülbin Seyman ise, Tıpta Uzmanlık Sınavı’na üç kez girmiş. İlk girişinde istediği alanı kazanamayınca şansını bir kez daha denemeye karar vermiş. 1998 yılında girdiği ikinci sınavda o da iç hastalıkları bölümünü kazanmış, 1999 yılında bir kez daha sınava girmeye karar vermiş. Dr. Gülbin Seyman Çetinkaya, bu kararını ve sonrasında yaşanılanları şöyle anlatıyor:
“Bir ailede iki dahiliye uzmanı olması o gün için saçma gelmişti. O nedenle ben bir kez daha girdim sınava, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin nöroloji bölümünü kazandım. Ama Gülçin’le birlikte olmak sonrasında ağır bastı ve ben de yönümü iç hastalıklarına çevirdim. İkimiz de uzmanlığımızı Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2002 yılında tamamladık. Ben başasistanlık kadrosunda kaldım, eğitim kadrosundaydım. Araştırmalarım oldu, işin eğitim yönü beni çok etkilemişti.”
Uzmanlık sonrası atama ve görevlendirmeler
Uzmanlık sınavının ardından mecburi hizmete gideceği yeri beklemeye başlayan Dr. Gülçin Seyman, yaşamını inşaat mühendisi Fethi Gökhan Özdemir ile birleştirmiş. Malatya Doğanşehir Devlet Hastanesi’ne, daha sonra oğlu Oğuz dünyaya geldikten sonra eş durumundan İzmir’in Kiraz ilçesine atanmış. Dr. Gülçin Seyman Özdemir, Kiraz Devlet Hastanesi’nde bir yıl görev yaptıktan sonra kadro açılınca İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Basın Sitesi İsmet Yorgancılar Semt Polikliniği’nde görevlendirilmiş.
Dr. Gülbin Seyman ise, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Aile Hekimliği Bölümü’nde görev yapan Uzman Doktor Kazım Çetinkaya ile yaşamını birleştirmiş. Hekim çiftin Mine ve Oya adlı iki çocukları dünyaya gelmiş. Dr. Gülbin Seyman Çetinkaya başasistan kadrosunda kalmakla birlikte, mesleğini İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Narlıdere Semt Polikliniği’nde iç hastalıkları uzmanı olarak sürdürüyor.
Uzm. Dr. Gülbin Seyman Çetinkaya ve Uzm. Dr. Gülçin Seyman Özdemir, İzmir Tabip Odası’nın yanı sıra Dahiliye Uzmanları Derneği (DAHUDER) ve Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV) üyesi. Uzman hekim ikiz kız kardeşler, hastalarına şifa dağıtırken kadın tıp doktoru ve diş hekimlerinin eğitimine de destek veriyor.
Doktorluk insanlara umut olmak demek
İkiz doktor kardeşler, gençlerin meslek tercihlerinde doktorluğun hala üst sıralarda yer alan bir meslek olduğunu söylüyor. Dr. Gülçin Seyman Özdemir, “Mesleğimi çok seviyorum. Kendimi başka bir meslekte düşünemiyorum bile. Doktorluk insanlara yardım etmek, insanları sevmek ve umut olmak demek, empati kurmak demek. Manevi olarak da insanlara bilginizle, şefkatinizle iyi geliyorsunuz. Onlara dokunmak bize de iyi geliyor” diyor. Dr. Özdemir, “Çok yoğun çalışıyoruz, çok yoruluyoruz ama işimizi çok sevdiğimiz için tüm yorgunluklar bir güleryüzle geçiyor. Hani büyüklerimiz ‘Hastalara şifa, dertlilere deva’ der ya, bizim durumumuz tam olarak böyle. Şifa olabildiğimiz sürece biz çok mutluyuz. Gençlere de öncelikle sevecekleri bir mesleği tercih etmelerini öneriyorum” görüşünü paylaşıyor.
Dr. Gülbin Seyman Çetinkaya ise bu mesleği seçecek gençlerden önce anne babalara, “Eğer çocuklarınızın doktor olmasını istiyorsanız baskı yapmayın. Bırakın tercihi o yapsın. Doktorluk içinden gelerek yapılacak bir meslek. Aile zoruyla değil gönülden olacak bir iş” diye sesleniyor. Dr. Çetinkaya, “Biz ikimiz de küçüklüğümüzden beri yardımlaşma duygusuyla büyüdük. Evde babaneyle büyümemiz büyük şanstı. Yaşlıya yardım etmek, hayvan sevgisi hep aşılandı bizlere. Örneğin Gülçin, hayvanlara bayılır. Tam bir kedi dostudur. Sevgi saygının yanı sıra empati kurmayı gerektiren bir meslek doktorluk. Bazı doktor arkadaşlarımla sohbet ederken ‘E onlarda bizi izleyecek doktor olacak’ dediklerine tanık oluyoruz. Çocuk istemiyorsa zorlamamak gerek” diye ekliyor.
Atatürk’e borcunu ödemek
Kardeşlere “Pek çok meslektaşınız içinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle ayrılıyor ülkemizden? Yurt dışına gitmeyi düşünmediniz mi?” diye soruyorum. Dr. Gülbin Seyman Çetinkaya, “Biz ülkesini ve Atatürk’ü çok seven bir ailenin çocuklarıyız. Biz de öyleyiz. Onun sayesinde bu noktaya geldik. Onun bize açtığı yolda yürüdük, yürüyeceğiz. Mesleğimizi vatanımızda yapmak Atatürk’e borcumuz, vatan borcumuz. O nedenle ikimiz de yurt dışına gitmeyi düşünmedik” diye yanıtlıyor.
Ülkemizin dört bir yanında, zor koşullarda hizmet vermeye çalışan sağlık ordusunun yılmaz tüm neferlerinin Tıp Bayramı kutlu olsun.






