{"id":64814,"date":"2016-05-12T00:00:00","date_gmt":"2016-05-12T00:00:00","guid":{"rendered":"http:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/?p=64814"},"modified":"2016-05-12T00:00:00","modified_gmt":"2016-05-12T00:00:00","slug":"sessizlikten-gelen-bilgelik-dagin-sesi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/2016\/05\/12\/sessizlikten-gelen-bilgelik-dagin-sesi\/","title":{"rendered":"Sessizlikten gelen bilgelik: Da\u011f\u0131n Sesi"},"content":{"rendered":"Stanley Kubrick&#8217;in &#8220;G\u00f6zleri Tamamen Kapal\u0131&#8221; filminde Dr. Bill Harford (Tom Cruise) New York&#8217;un \u0131ss\u0131z sokaklar\u0131nda dola\u015f\u0131r. Etraf\u0131ndaki her \u015fey ona cinselli\u011fi \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. Gece sokakta eski bir hastas\u0131n\u0131n k\u0131z\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r. \u00dcvey babas\u0131 gibi g\u00f6z\u00fcken adam k\u0131z\u0131n\u0131 pazarlamaktad\u0131r. Ba\u015fka biri onu evine g\u00f6t\u00fcr\u00fcr ve evde gen\u00e7 bir fahi\u015feyle e\u011flenen adamlar\u0131 g\u00f6r\u00fcr. Ba\u015fka bir gece, Nick Nightingale ad\u0131ndaki bir arkada\u015f\u0131n\u0131n piyano \u00e7ald\u0131\u011f\u0131 gece kul\u00fcb\u00fcne gitti\u011finde ise gizli bir seks grubunun var oldu\u011funu \u00f6\u011frenir. Her \u015fey cinsel bir d\u00fcnyaya aittir. Seyirci bir an \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015fer. Bu g\u00f6r\u00fcnt\u00fcler ger\u00e7ek midir, yoksa bunlar bir r\u00fcya m\u0131d\u0131r? \r<br>\r<br>Yasunari Kavabata&#8217;n\u0131n roman\u0131 &#8220;Da\u011f\u0131n Sesi&#8221;nde Ogata \u015eingo ile Bill Harford aras\u0131nda bir benzerlik var. Bir farkla. Bill Harford her \u015feyi cinselli\u011fe ili\u015fkilendirirken Ogata \u015eingo&#8217;nun g\u00f6zlemledi\u011fi d\u00fcnya ona \u00f6l\u00fcm\u00fc \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. \u015eingo \u00f6l\u00fcme yakla\u015ft\u0131k\u00e7a \u00e7ok uzaklardaki da\u011f\u0131n sesini duymaya ba\u015flar. Bu ses ona kendi yakla\u015fan \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc, ya\u015fam\u0131n\u0131 ve hayal k\u0131r\u0131klar\u0131n\u0131 sorgulamaya g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Yasunari Kavabata ya\u015fland\u0131k\u00e7a giderek daha fazla yaln\u0131zla\u015fan bir adam\u0131n ve onun ailesi (kar\u0131s\u0131, gelini, o\u011flu, k\u0131z\u0131 ve torunlar\u0131) etraf\u0131nda ya\u015fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fcklerine, unutmaya ve hat\u0131rlamaya, \u00f6lmeye ve ya\u015famaya dair bir roman olu\u015fturmu\u015f. \r<br>\r<br>Kavabata gibi sava\u015f\u0131 yak\u0131ndan tan\u0131m\u0131\u015f bir yazar olarak \u00f6nce ya\u015fad\u0131klar\u0131yla hesapla\u015f\u0131yor. Bunun i\u00e7in i\u00e7tenlik, d\u00fcr\u00fcstl\u00fck gerekiyor. \u00d6nce kendine, sonra ailesine, topluma, \u00e7a\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 sorumluluk duygusu ta\u015f\u0131yarak kendiyle hesapla\u015f\u0131yor. Sorumluluk duygusu ile ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 okuru ile payla\u015fmak onun yazma eyleminin \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 oluyor.\r<br>\r<br>1949&#8217;da yazmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ve 1954&#8217;te bitirdi\u011fi Da\u011f\u0131n Sesi&#8217;nde, do\u011fa-insan ili\u015fkisi y\u00fckl\u00fc bi\u00e7imde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. Her b\u00f6l\u00fcm bizi ya geceyle ya da g\u00fcnd\u00fczle, baharla ya da k\u0131\u015fla, sonbahar ve k\u0131\u015fla tan\u0131\u015ft\u0131r\u0131yor. \u00d6l\u00fcm simgesi olarak sonbahar\u0131n kullan\u0131m\u0131 evrenseldir. Sonbaharda solan ve ge\u00e7ip giden \u015feylerin ac\u0131 kokusu yay\u0131l\u0131r. Do\u011fan\u0131n \u00fcst\u00fcnde h\u00fclyal\u0131 bir \u015fekilde g\u00fcl\u00fcmseyen hi\u00e7bir bulut yoktur; g\u00fcne\u015f de g\u00f6r\u00fcnmez ortal\u0131kta ve neredeyse varl\u0131\u011f\u0131ndan \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015fer insan. Yak\u0131nda k\u0131\u015f gelecek; \u00f6l\u00fcm, do\u011fay\u0131 pen\u00e7esine alacak, hepsi yok olacakt\u0131r. \r<br>\r<br>Sonbahar\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fc \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 her edebiyat yap\u0131t\u0131nda g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Ama beyaz rengin \u00f6l\u00fcm\u00fc simgelemesinde Kavabata&#8217;n\u0131n ola\u011fan\u00fcst\u00fc yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 devreye giriyor. Onun yap\u0131tlar\u0131n\u0131 incelerken \u00fcretti\u011fi imgelerle \u00fcretti\u011fi metin birbirlerini besler. Kavabata&#8217;n\u0131n anlat\u0131m dili metafora, simgelere dayal\u0131 bir dildir. Zengin anlam y\u00fckl\u00fc, imal\u0131 s\u00f6zlere dayal\u0131 bir metin olu\u015fturur.\r<br>\r<br>Metinde kar ve b\u00f6cek s\u00fcr\u00fclerinin beyaz \u00e7i\u00e7eklerle dikili tarlardaki beyaz g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc yine \u00f6l\u00fcm\u00fc \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. \u00d6l\u00fcm temas\u0131n\u0131 i\u015flerken arkada\u015flar\u0131n cenaze t\u00f6renleri, \u00f6l\u00fclerle g\u00f6r\u00fclen r\u00fcyalar, sava\u015f sonras\u0131 ya\u015fanan ac\u0131lar, sava\u015f dullar\u0131, intiharlar, k\u00fcrtajlar metin boyunca birbirlerine ge\u00e7erek \u00f6r\u00fcl\u00fcrler. Y\u0131k\u0131lan evler, s\u00f6nen ocaklar, da\u011flar\u0131 a\u015farak sava\u015f ate\u015finden ka\u00e7an insanlar&#8230; Hepsi birer \u00f6l\u00fcm yolculu\u011fudur. Sava\u015f an\u0131lar\u0131 belle\u011fine batan k\u0131ym\u0131kt\u0131r. \r<br>\r<br>Roman Ogata ailesi etraf\u0131nda ya\u015flanmakta olan aile reisi \u015eingo&#8217;nun bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan geli\u015fir. \u015eingo 62 ya\u015f\u0131nda, emeklili\u011fine yakla\u015fm\u0131\u015f Tokyo&#8217;da \u00e7al\u0131\u015fan bir i\u015f adam\u0131d\u0131r. Hen\u00fcz ya\u015fl\u0131 say\u0131lmayacak bir ya\u015fta ise de gelip ge\u00e7ici unutkanl\u0131klar ya\u015far. Bir g\u00fcn ofise gitmek i\u00e7in haz\u0131rlan\u0131rken kravat\u0131n\u0131 yanl\u0131\u015f ba\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hisseder. Bir ucunu parma\u011f\u0131na yava\u015f\u00e7a ve beceriksizce dolay\u0131p ilmikten ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, ama ortaya tuhaf bir yumru \u00e7\u0131kar. K\u0131rk y\u0131ll\u0131k ofis kariyeri boyunca her g\u00fcn tekrarlad\u0131\u011f\u0131 bir i\u015flemi o sabah neden durup dururken unutuvermi\u015ftir? Y\u00fcz\u00fcnde korku ve umutsuzluk belirir. Sabahlar\u0131, onu rahats\u0131z eden ve kayg\u0131land\u0131ran, anlam veremedi\u011fi acayip r\u00fcyalarla uyan\u0131r. Geceleri gen\u00e7 ya\u015fta kaybetti\u011fi g\u00fczel kar\u0131s\u0131, \u00f6len arkada\u015flar\u0131 r\u00fcyalar\u0131na girmeye ba\u015flar. \u015eingo okul arkada\u015flar\u0131n\u0131n cenazelerine gider. Cenazeler \u015eingo&#8217;nun her y\u0131l d\u00fcnyada daha yaln\u0131zla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131n kan\u0131t\u0131 gibidir. Ya\u015flanan her insan gibi bilip tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnyan\u0131n yava\u015f yava\u015f \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hisseder. Geceleri acayip, &#8220;r\u00fczg\u00e2r gibi&#8221; bir sesle uyan\u0131r&#8230; \r<br>\r<br><i>&#8220;Kamakura&#8217;n\u0131n bu da\u011fl\u0131k, \u00fccra b\u00f6lgesinde geceleri bazen denizin sesi duyulabiliyordu. \u015eingo belki de denizin sesini duydu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Ama hay\u0131r, da\u011f\u0131n sesiydi. R\u00fczg\u00e2r gibiydi, uzaktan geliyordu ama yer g\u00fcrlemesi gibi derindendi. \u015eingo kulaklar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131nl\u0131yor olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnerek ba\u015f\u0131n\u0131 sallad\u0131 (&#8230;) Kendini sakince ve kararl\u0131l\u0131kla sorgulamak, duydu\u011funun r\u00fczg\u00e2r\u0131n sesi mi, denizin sesi mi, yoksa kulak \u00e7\u0131nlamas\u0131 m\u0131 oldu\u011funu bilmek istedi. Ama duydu\u011funun bunlar\u0131n sesi olmad\u0131\u011f\u0131na emindi. Da\u011f\u0131n sesini duymu\u015ftu.&#8221;<\/i>\r<br>\r<br>Bu sesi \u015eingo hayra alamet olmayan, \u00f6l\u00fcm\u00fc \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran u\u011fursuz bir ses olarak alg\u0131lar. \u015eingo g\u00fcnl\u00fck ya\u015fant\u0131s\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmez. Ondaki de\u011fi\u015fim etraf\u0131n\u0131 g\u00f6zlemekte olur. Ba\u015fka bir g\u00f6zle olup bitenlere bakar. Bir y\u0131\u011f\u0131n resim gelir \u00f6n\u00fcne. Da\u011f gibi b\u00fcy\u00fcyen, bir da\u011f gibi kocamanla\u015fan, \u00fcst \u00fcste y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015f resimler gelir. Nas\u0131l olsa \u00f6lece\u011fine g\u00f6re, bir \u015feyler yapmak daha iyidir. \u00d6l\u00fcm bo\u015f bir \u015feydir, \u00f6l\u00fcm\u00fc beklemek, oturup beklemek, bo\u015f bir i\u015ftir. Y\u0131llarca sevgi s\u00f6z\u00fc ile \u00f6l\u00fcm s\u00f6z\u00fcn\u00fc yan yana getirip durmu\u015f. \u00d6\u011frendikleriyle, s\u00f6yledikleriyle, \u00f6l\u00fcm\u00fcn sevilecek, sevilebilecek bir \u015fey oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r gibi davranm\u0131\u015ft\u0131. Oysa \u015fimdi, yan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr&#8230; \u00d6l\u00fcme kar\u015f\u0131 \u00e7arp\u0131\u015fmak gereklidir. \r<br>\r<br>O halde, her g\u00fcn yeniden bir \u015feyler yapabilmeli, her g\u00fcn yeniden kurmal\u0131, d\u00fczeltmeli d\u00fcnyas\u0131n\u0131, her g\u00fcn yeni bir \u015fey katmal\u0131 ki ya\u015fam\u0131na, \u00f6l\u00fcm pay\u0131 artacak yerde eksilir gibi olsun, da\u011f\u0131ls\u0131n, par\u00e7alans\u0131n. Ya\u015fay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131ran kendi al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n\u0131n yan\u0131nda kendi getirdi\u011fi de\u011fi\u015fiklik de olsun. Bir denge i\u00e7inde, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131, s\u00fcr\u00fcklenmedi\u011fini anlas\u0131n, anlayacak hale gelebilsin&#8230; \u015eingo i\u00e7inde hem yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131n \u00fcrpertisini, insan s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131na duydu\u011fu \u00f6zlemi hisseder. Tuhaf buluyor bu halini \u015eingo. \r<br> \r<br>\u015eingo&#8217;nun kar\u0131s\u0131yla ili\u015fkisi ise tamamen uzak ve bulan\u0131kt\u0131r. \u00c7ok horlad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kar\u0131s\u0131ndan tiksinir, yan\u0131nda uyuyamaz onun. <i>&#8220;Bu gece keyifsizdi. I\u015f\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131p kar\u0131s\u0131na profilden bakt\u0131 ve onun bo\u011faz\u0131na yap\u0131\u015ft\u0131. Kar\u0131s\u0131 biraz terlemi\u015fti. \u015eingo kar\u0131s\u0131na sadece horlad\u0131\u011f\u0131nda dokunuyordu. Bu durum \u00e7ok keyfini ka\u00e7\u0131rm\u0131\u015f gibiydi.&#8221; <\/i>\r<br>\r<br>Yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131 o\u011flu, evde g\u00fczel kar\u0131s\u0131n\u0131 b\u0131rak\u0131p metresine gitmekte sak\u0131nca g\u00f6rmez. \u015eingo \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131z evliliklerinden kendini sorumlu tutar, ebeveynlerin ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131n, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n evliliklerinin ba\u015far\u0131l\u0131 olup olmamas\u0131yla \u00f6l\u00e7\u00fclebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Ne yaz\u0131k ki bu konuda ba\u015far\u0131l\u0131 olamam\u0131\u015ft\u0131r. Bir baba, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n mutsuzlu\u011fundan ne kadar sorumludur? \u015eingo bu soruyu birka\u00e7 kez sorar. \u015eingo d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fck\u00e7e anlamaya ba\u015flar. Ne \u00e7ocuklar\u0131yla ilgili bir baba, ne de sevgi dolu bir e\u015f olabilmi\u015ftir kar\u0131s\u0131na. \u00d6zellikle \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n mutsuz evlilikler yapm\u0131\u015f olmalar\u0131nda kendini sorumlu tutar. Ne var ki, aile i\u00e7indeki sorunlar\u0131 g\u00f6rmekle birlikte, eli kolu ba\u011flanm\u0131\u015f hisseder kendini. Olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftiremez.\r<br>\r<br>\u015eingo&#8217;nun bo\u015fanm\u0131\u015f ve aileye iki \u00e7ocu\u011fuyla geri d\u00f6nen k\u0131z\u0131 da g\u00fczel say\u0131labilecek bir kad\u0131n de\u011fildir; \u00fcstelik huysuzun biridir. \u015eingo k\u0131z\u0131, kar\u0131s\u0131 ve k\u0131z\u0131na benzeyen torunlar\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak \u00fc\u00e7 nesle yay\u0131lan bir \u00e7irkinlik olarak alg\u0131lar onlar\u0131. Kar\u0131s\u0131 \u00f6z k\u0131zlar\u0131 Fusako&#8217;ya iyi davranmad\u0131\u011f\u0131ndan yak\u0131n\u0131r. Onun favorileri o\u011flu \u015eui\u00e7i ve gelini Kikuko&#8217;dur.\r<br>\r<br>Bu arada geliniyle ili\u015fkisi de son derece gizemlidir \u015eingo&#8217;nun. Ailede en iyi anla\u015ft\u0131\u011f\u0131 ki\u015fidir gelini. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015eingo gelinini, ilk e\u015fine benzetir; gelinine yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131n alt\u0131nda yatan bir neden de budur. Onu eski kar\u0131s\u0131na yak\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131r, hem g\u00fczelli\u011fiyle hem de varl\u0131\u011f\u0131yla. \u0130lk e\u015fi \u015fimdiki kar\u0131s\u0131n\u0131n k\u0131zkarde\u015fidir. G\u00fczel kar\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7ok sevmi\u015ftir. Onun gen\u00e7 ya\u015fta \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra aileye destek olmak i\u00e7in kendisinden bir ya\u015f b\u00fcy\u00fck bald\u0131z\u0131 gelmi\u015f, sonradan onun ikinci e\u015fi olmu\u015ftur. Kad\u0131n\u0131n bir ya\u015f b\u00fcy\u00fck oldu\u011funu ve \u00e7irkinli\u011fini bir\u00e7ok kereler tekrarlar \u015eingo. Oysa \u015eingo gen\u00e7li\u011finde \u00e7ok yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131 bir adamd\u0131r, \u00f6len ilk kar\u0131s\u0131 da zarif ve g\u00fczel bir kad\u0131nd\u0131r. Birbirlerine yak\u0131\u015fan ve anla\u015fan bir \u00e7ifttirler. Onun ani \u00f6l\u00fcm\u00fcyle \u015eingo&#8217;nun hayat\u0131ndaki uyum da bitmi\u015ftir. \r<br>\r<br>Gelini Kikuku masumiyeti, gen\u00e7li\u011fi ve g\u00fczelli\u011fi temsil eder. Geleneksel Japon kad\u0131n\u0131 ve onun duru g\u00fczelli\u011fi ile \u00f6zde\u015fle\u015ftirerek \u0131rk\u0131n\u0131n bir temsilcisi durumuna gelir. Kendisi gibi sabah \u00e7ok erken saatlerde kalkan,(s.141-144) ev halk\u0131 uyurken ba\u015fba\u015fa vakit ge\u00e7irdi\u011fi gelini ile ne\u015feyle a\u011fa\u00e7lardan, kom\u015fu bah\u00e7edeki ay\u00e7i\u00e7eklerinden, f\u0131rt\u0131nadan ve da\u011flardan s\u00f6z ederler. Gen\u00e7li\u011finde bakmaya f\u0131rsat bulamad\u0131\u011f\u0131 \u015feylere ancak \u015fimdi bak\u0131yor gibidir. Bu ya\u015fam portresi i\u00e7inde geliniyle \u015eingo aras\u0131nda ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 bir yak\u0131nl\u0131k ba\u015flar. Asla s\u00f6zc\u00fcklere d\u00f6k\u00fclen bir a\u015fk ya da cinselli\u011fe d\u00f6k\u00fclen fiziksel bir yak\u0131nl\u0131k de\u011fil, sadece birbirlerinde huzur bulan iki insan olarak g\u00f6r\u00fcyoruz onlar\u0131. \r<br>\r<br>\u015eingo&#8217;ya g\u00f6re evlilik, batakl\u0131\u011fa benzer; &#8220;partnerlerin kabahatlerini yutan koca bir batakl\u0131k.&#8221; Aile yap\u0131s\u0131 olarak neredeyse toplumun her katman\u0131ndan, her kentte ya\u015fayan ve kar\u015f\u0131m\u0131za s\u0131kl\u0131kla \u00e7\u0131kabilecek insanlard\u0131r bunlar. Her insan\u0131n kendi ailesinden izler bulaca\u011f\u0131 bir aile yap\u0131s\u0131. Birbirlerini kabul etmi\u015f, birbirlerine k\u0131zm\u0131\u015f ama sevmi\u015f, kavga etmi\u015f ama yine sevmi\u015f&#8230; K\u0131saca birbirlerini her ko\u015fulda kabul etmi\u015f bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck olu\u015fturuyorlar. Kal\u0131plar\u0131 farkl\u0131 olsa da, kad\u0131nl\u0131klar\u0131, evlatl\u0131klar\u0131, karde\u015flikleri farkl\u0131 olsa da. Aralar\u0131nda ileti\u015fim kopuklu\u011fu olsa da. Bir aile olarak hep birlikte ayn\u0131 evde ya\u015faman\u0131n zorluklar\u0131 seriliyor ortaya. Birbirlerinden farkl\u0131 olan bu insanlar hep birlikte aralar\u0131nda g\u00f6r\u00fcnmez duvarlar \u00f6rerek ya\u015f\u0131yorlar. \u00c7ocuklar\u0131n evlenmeleriyle \u00e7ekirdek aile i\u00e7inde ba\u015fka ili\u015fkiler ve ba\u015fka duvarlar da \u00f6r\u00fclmeye ba\u015flan\u0131yor. \u00c7ocuklar kendi hayatlar\u0131n\u0131 kurunca do\u011fal olarak hayatlar ve \u00f6yk\u00fcler de farkl\u0131la\u015f\u0131yor. Aile reisi \u015eingo sorgulamay\u0131 seven bir adam. Kendisine ve ge\u00e7mi\u015fine bakarken olabildi\u011fince d\u00fcr\u00fcst olma \u00e7abas\u0131nda. Bir t\u00fcr kendini ac\u0131tacak olaylardan sak\u0131nmadan kendi kendini tartmas\u0131, bir i\u00e7 muhasebenin ifadesi gibi. Ard\u0131nda b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 y\u0131llarla ilgili d\u00fc\u015f\u00fcncelerini toparlamak. \u0130\u00e7inde patlayan bir \u015fey var ama bunu sezdirmeme gayreti i\u00e7inde. \r<br>\r<br>Kavabata&#8217;n\u0131n Da\u011f\u0131n Sesi&#8217;nde \u00f6n\u00fcm\u00fcze koydu\u011fu kurgusal d\u00fcnyada tam bir dram var. Bu dram ise sadece \u015eingo&#8217;ya de\u011fil, \u00f6b\u00fcr aile bireylerine de ait. \u00d6zellikle aile i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kan kampla\u015fmalar, fertler aras\u0131ndaki ileti\u015fimsizlik, eski ve yeni g\u00f6n\u00fcl meseleleri&#8230; Kavabata b\u00f6yle bir dram\u0131n\u0131 verebilmek i\u00e7in kas\u0131rga metaforunu \u015eingo ve ailesi i\u00e7in kullan\u0131yor.\r<br>\r<br>Kavabata, \u015eingo&#8217;nun ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 anlat\u0131rken simge kullan\u0131yor. \u00d6zellikle do\u011fay\u0131 ve do\u011fada her ne varsa roman\u0131n i\u00e7ine katarak konuyu yan \u00f6\u011felerle besliyor. Do\u011fa, ufka uzanan ye\u015fil bir sonsuzluktur. Tepeler birbirinin s\u0131rt\u0131ndan g\u00f6z k\u0131rpar. G\u00fcne\u015f ve g\u00f6lge oyunlar\u0131 ile derinle\u015fir vadi. Tuhaf g\u00f6lgeler, \u00e7eli\u015fkiler, \u00fcrpertilerle kapl\u0131d\u0131r. A\u011fa\u00e7lar&#8230; Ya\u015fl\u0131, ulu, vakur, y\u00fcksek, g\u00fcr a\u011fa\u00e7lar. Zamandan da ya\u015fl\u0131d\u0131r a\u011fa\u00e7lar. Derinlere salm\u0131\u015flard\u0131r k\u00f6klerini. Sadece, sadece g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne hedeflerler yolculuklar\u0131n\u0131, sa\u011fa sola savrulmaya. Gingkoda a\u011fac\u0131na bakarak \u015f\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr:\r<br>\r<br><i>&#8220;Bu gingkoda kiraz a\u011fac\u0131nda bulunmayan bir g\u00fc\u00e7 var&#8221; dedi. &#8220;Uzun ya\u015fayan a\u011fa\u00e7lar\u0131n di\u011ferlerinden farkl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. \u00d6yle ya\u015fl\u0131 bir a\u011fac\u0131n sonbaharda yaprak \u00e7\u0131karabilmesi i\u00e7in \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131 laz\u0131m herhalde.&#8221; Ama h\u00fcz\u00fcnl\u00fc bir taraflar\u0131 da var.&#8221; (s.49)<\/i>\r<br>\r<br>Do\u011fa ya\u015fam\u0131n tamamlay\u0131c\u0131 bir y\u00fcz\u00fcd\u00fcr. O yok olup gitse de, ya\u015fam bir yerlerde hep s\u00fcrecektir. \u00d6l\u00fcm\u00fcn \u00f6tesinde varl\u0131k s\u00fcrmektedir. Atomlar olarak, atomalt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131 olarak. Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda \u00f6l\u00fcm evrendeki sonsuzlu\u011fun bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. \u0130nsan t\u00fcr\u00fc s\u00fcrd\u00fck\u00e7e bu b\u00f6yledir. \u00d6yleyse, \u00f6l\u00fcm hem sonluluk hem sonsuzluktur. T\u00fcm bu do\u011faya ait \u00f6\u011felere bakt\u0131k\u00e7a varolu\u015fumuza te\u015fekk\u00fcr etmemiz gerekir. \r<br>\r<br>\u015eingo&#8217;da ya\u015flanma ve ya\u015fl\u0131l\u0131k \u00fczerine gidip gelen d\u00fc\u015f\u00fcnceleri onu kendi yakla\u015fmakta olan \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc yak\u0131ndan hissetmeye g\u00f6t\u00fcr\u00fcr; ya\u015fam\u0131n\u0131n bu devresinde \u00f6l\u00fcm ve \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck \u00f6nem kazan\u0131r. Nas\u0131l ki, daha so\u011fuklar ba\u015flamadan \u00e7ok \u00f6nce, hayvanlar\u0131 bedeni birdenbire s\u0131cac\u0131k bir k\u0131\u015f k\u00fcrk\u00fc ile kaplan\u0131yorsa, ya\u015fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n gelmek \u00fczere oldu\u011funu bildiren ilk belirtiler kendini g\u00f6sterince, insan ruhu yeni bir koruyucu k\u0131l\u0131\u011fa b\u00fcr\u00fcn\u00fcr &#8211; manevi bir giysiyle, koruyucu bir k\u0131l\u0131fla \u00f6rt\u00fcl\u00fcr. Bu d\u00f6nem manevi bir sars\u0131nt\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kar. Ve t\u0131pk\u0131 ergenlik d\u00f6nemi gibi bir bunal\u0131m olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u0130\u015fte \u015eingo b\u00f6yle bir d\u00f6nem ya\u015famaktad\u0131r. \u00d6l\u00fcm\u00fcne yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck\u00e7e ailesini koruma i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc geli\u015fir. \u0130yi bir dede olarak ailesi taraf\u0131ndan hat\u0131rlanmak ister.\r<br>\r<br>Kavabata, \u015eingo&#8217;nun ge\u00e7mi\u015f hayat\u0131n\u0131, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc r\u00fcyalar ve hayaller i\u00e7inde geri d\u00f6n\u00fc\u015fler halinde verir. Haf\u0131zas\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fc yitirmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, hat\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 an\u0131lar\u0131 analiz etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken g\u00f6sterir \u015eingo&#8217;yu. \u00d6rne\u011fin gen\u00e7li\u011finde, da\u011f\u0131n g\u00fcrledi\u011fini duydu\u011fu bir ana d\u00f6ner, duymu\u015f ya da duydu\u011funu sanm\u0131\u015ft\u0131r fakat as\u0131l \u00f6nemli olan, o an\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 duyguyu yeniden hissetmesi ve anlamas\u0131d\u0131r. G\u00fcnl\u00fck hayat\u0131n\u0131n s\u0131radanl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde r\u00fcyalar\u0131n uyand\u0131r\u0131c\u0131 etkisini hisseder. \r<br>\r<br>Ge\u00e7en zaman\u0131 belli belirsiz do\u011fadaki de\u011fi\u015fimlerle anlatmay\u0131 se\u00e7iyor. Bazen bah\u00e7edeki bir a\u011fac\u0131n yapraklan\u0131\u015f\u0131, kom\u015fu bah\u00e7ede a\u00e7an ay\u00e7i\u00e7ekleri, eyl\u00fcl ba\u015f\u0131nda beklenen f\u0131rt\u0131na gibi do\u011fa olaylar\u0131 sayesinde aylar\u0131n hatta y\u0131llar\u0131n ge\u00e7ti\u011fini anl\u0131yoruz. \r<br>\r<br>Japonlar son derece sade, basit, yal\u0131n, m\u00fctevaz\u0131 ya\u015fayan insanlard\u0131r. Evlerini mobilya ile e\u015fya ile dolduranlar Japonlara g\u00f6re ruhen tek\u00e2m\u00fcl edememi\u015f, hayat\u0131n manas\u0131n\u0131 anlayamam\u0131\u015f, zavall\u0131 kimselerdir. B\u00f6yleleriyle; evini mezat salonuna \u00e7evirmi\u015f zavall\u0131, diye e\u011flenirler.\r<br>\r<br>Bir insanin g\u00f6steri\u015f i\u00e7in e\u015fyan\u0131n esiri olmas\u0131na ac\u0131n\u0131las\u0131 bir durum olarak de\u011ferlendirirler. Kavabata&#8217;n\u0131n sanat\u0131nda da Japon insan\u0131n yal\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 buluyoruz. Kavabata&#8217;n\u0131n evreni sessiz bir d\u00fcnya. Bu sessizlik bilgelikten geliyor. Az s\u00f6zle \u00e7ok \u015fey s\u00f6yleyen bir edebiyat dili ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. C\u00fcmle yap\u0131lar\u0131n\u0131 zorla\u015ft\u0131rarak ya da baz\u0131 kurgu oyunlar\u0131 yaparak veya bol bol yerli yersiz tasvirlerle yaslanmadan yal\u0131n bir edebiyat dili olu\u015fturuyor. Yal\u0131n, i\u00e7ten ve ak\u0131c\u0131 s\u00f6ylemiyle sanki bir \u015fey s\u00f6ylemiyormu\u015f\u00e7as\u0131na anlat\u0131yor. Bu anlat\u0131m romana \u00f6ylesine bir i\u00e7tenlik veriyor ki, parlak s\u00f6zlerin yaratamayaca\u011f\u0131 etkiyi yarat\u0131yor.\r<br>\r<br>Yasunari Kavabata yap\u0131tlar\u0131nda \u00f6l\u00fcm\u00fc g\u00fczelle\u015ftirmeye, do\u011fa, insan ve bo\u015fluk aras\u0131nda uyum kurmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. A\u011fa\u00e7 dallar\u0131n\u0131n ve yapraklar\u0131n\u0131n k\u0131m\u0131lt\u0131lar\u0131n\u0131 se\u00e7ebilirsiniz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ya\u015fam hemen onlar\u0131n dibinde ak\u0131p gitmektedir. O hayat\u0131 do\u011fayla bulu\u015fturan, insan\u0131 ise \u00f6l\u00fcmle tan\u0131\u015ft\u0131ran bir yazard\u0131r. 20. Y\u00fczy\u0131l&#8217;\u0131n fa\u015fist d\u00f6nemlerini, iki d\u00fcnya sava\u015f\u0131n\u0131n insanlar \u00fczerindeki y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerini, insanlar\u0131n ruhsal dengelerini nas\u0131l sarst\u0131\u011f\u0131n\u0131, ahlaki de\u011ferlerin nas\u0131l y\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 geli\u015fen tarihsel s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde ele al\u0131r. Romanlar\u0131n\u0131n alt katmanlar\u0131nda sava\u015fa yak\u0131lan a\u011f\u0131t kendini hissettirir. Yine bu y\u00fczdendir ki karakterleri ya\u015fam\u0131n ac\u0131 y\u00fcz\u00fcyle sava\u015f\u0131rlarken, zaman zaman sevin\u00e7, g\u00fczellik duygular\u0131n\u0131 da ya\u015farlar. Bu g\u00fczellikler ya\u015fanan an\u0131n mutluluklar\u0131 olarak romanda da\u011f\u0131n\u0131k yerlere serpi\u015ftirilmi\u015ftir. Kavabata&#8217;y\u0131 okurken &#8220;Ya\u015fas\u0131n hayat&#8221; diye ba\u011f\u0131ras\u0131 gelir insan\u0131n; kendimizi unutup o an\u0131n sihrine tutsak ediliriz. \r<br>\r<br>1968 Nobel Edebiyat \u00d6d\u00fcl\u00fcn\u00fc kazanan yazar Kavabata, Japonya&#8217;n\u0131n en ileri gelen edebiyat\u00e7\u0131lar\u0131ndan. Romanlar\u0131yla \u00f6ne \u00e7\u0131kan Kavabata&#8217;n\u0131n d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda tan\u0131nmas\u0131 1950&#8217;lere rastl\u0131yor. Hayat\u0131 &#8220;insan\u0131n kap\u0131l\u0131p s\u00fcr\u00fcklendi\u011fi bir r\u00fczg\u00e2r&#8221; olarak niteliyor. Roman ya\u015flanan bir adam\u0131n \u00f6l\u00fcm \u00fczerine sorgulamalar\u0131 olarak okunabilir. Ama \u00f6l\u00fcmden yola \u00e7\u0131karak ve onu izleyerek yolun sonunda ne var? Derseniz, ya\u015fam var derim. Kavabata \u00f6l\u00fcmden yola \u00e7\u0131karak ya\u015fam\u0131 anlat\u0131yor bize. Ya\u015fama hissi ve varolu\u015f duygusu etraf\u0131nda geli\u015fen bir \u00f6yk\u00fc olu\u015fturuyor. Ya\u015fam eyleminin g\u00f6rkemini, hayat\u0131; \u00f6l\u00fcml\u00fc olman\u0131n; bir sonsuzlukla \u00e7evrili oldu\u011fumuz duygusunu veriyor. Bize bu duygunun saf, yo\u011fun, g\u00f6rkemli hallerini veriyor, k\u0131saca ya\u015fam\u0131n kendisini veriyor. Soka\u011fa f\u0131rlamak, insanlar\u0131 kucaklamak, ya\u015fam\u0131n b\u00fcy\u00fck bir talih oldu\u011funu ve ya\u015fam\u0131 sevdi\u011fimizi hayk\u0131rmak iste\u011fiyle dolup ta\u015f\u0131yorsunuz. G\u00fczel bir m\u00fczik beliriyor i\u00e7inizde. \r<br>\r<br><b>Kaynak\u00e7a:<\/b>\r<br>\r<br>&#8211; Hayat\u0131n Aynas\u0131, Ali Bulunmaz, Cumhuriyet Kitap eki, 6 Ocak 2011\r<br>&#8211; Yasunari Kavabata&#8217;n\u0131n &#8220;Da\u011f\u0131n Sesi&#8221;, Belma Ak\u00e7ura, Vatan Kitap, 26 Kas\u0131m, 2010\r<br>Da\u011f\u0131n Sesi ? Asuman Kafao\u011flu B\u00fcke, Yaz\u0131n Sanat\u0131<h3>Related Images:<\/h3>","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<div class=\"mh-excerpt\"><p>Stanley Kubrick&#8217;in &#8220;G\u00f6zleri Tamamen Kapal\u0131&#8221; filminde Dr. Bill Harford (Tom Cruise) New York&#8217;un \u0131ss\u0131z sokaklar\u0131nda dola\u015f\u0131r. Etraf\u0131ndaki her \u015fey ona cinselli\u011fi \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. Gece sokakta eski <a class=\"mh-excerpt-more\" href=\"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/2016\/05\/12\/sessizlikten-gelen-bilgelik-dagin-sesi\/\" title=\"Sessizlikten gelen bilgelik: Da\u011f\u0131n Sesi\">[&#8230;]<\/a><\/p>\n<\/div>","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"ngg_post_thumbnail":0,"footnotes":""},"categories":[49],"tags":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/64814"}],"collection":[{"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=64814"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/64814\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=64814"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=64814"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/kentyasam.com.tr\/wp\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=64814"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}